Follow @chemedya
Yıldırım Demirören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yıldırım Demirören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2009 Salı

Yılın Spor Adamı


Yılın son günlerine yaklaşılırken Milliyet ve Zaman Gazeteleri'nin geleneksel yılın sporcusu anketleri yapılıyor. Aday seçimlerinde kriteleri nedir bilmiyorum ama bu seçimleri yaparken popilist yaklaştıklarını düşünüyorum.

İki listede de Yıldırım Demirören yılın spor adamı ödülüne aday olarak gösterilmiş. Peki ne yapmışta Demirören bu listeye aday olarak gösterilmiş? Aklıma şu başarıları geliyor:

1- Beşiktaş'ı 100 milyon Euro'ya yakın kendine borçlandırarak kulübe aday olacakların birkaç kez düşünmelerine neden olduğu için mi?
2- Fulya projesindeki başarısızlık ve tartışmalar nedeniyle mi?
3- Beşiktaş taraftarı tarafından sürekli olarak istifaya çağrıldığı için mi?
4- Beşiktaş amatör şubelerinde para ödenmeyen sporcular, başarısızlıklar nedeniyle mi?
5- Gaziantepspor başkanı ile aralarındaki garip ilişkilerden dolayı mı? 16 m Euro'luk (!) Tabata'yı 8 m Euro'ya alma başarısını gösterip 4-5 ay sonra kiraya vermeyi düşündüğü için mi? Yoksa 19 yaşındaki İsmail Köybaşı'nı 6 m Euro'ya alıp yedek kulübesini zenginleştirdiği için mi?
6- Mehmet Topuz'u kulübüyle anlaşmamışken kaçırtıp bir otelde sakladıktan sonra Fenerbahçe'ye iade etmek zorunda kaldığı için mi?

Neresinden tutarsanız elinizde kalır. Yılın spor adamı değil yılın skor adamı seçiliyor sanki. Halbuki Bisiklet Federasyonu başkanı Emin Müftüoğlu gibi bu ünvanı çok daha fazla hakeden adamlar var ankette. Medya popülist tavırlarından vazgeçmeli artık. Gerçekten hakedeni onure etmeli.

3 Ekim 2009 Cumartesi

Kılıçla Gelen...


Bir atasözü vardır kılıçla gelen kılıçla gider diye. Bu atasözü sanki Beşiktaş için söylenmiş. Süleyman Seba'yı taraftarı kullanarak hiçte yakışık almayan şekilde gönderen Serdar Bilgili yine taraftar kullanılarak gönderilmişti. Hemde daha küçücük olan kızına bile küfürler edilmişti. Yıllar geçti Serdar Bilgili'yi taraftarı kullanarak gönderen Yıldırım Demirören yine aynı durumla karşı karşıya. İşin kötüsü geçmişte taraftarı başkan olmak için kullanan bu isimler her defasında daha kötü bir duruma düşürülüyor. Yıldırım Demirören tartaklanan ilk Beşiktaş başkanı olarak tarihe geçti. Arabası tekmelendi, kafasına yumurtalar atıldı. Gerçekten de üzücü ama Beşiktaş'ın o çok övülen taraftarı da kullanılmaya çok müsait. Vietnam usulu infazların gerçekleştiği, tribünde cinayetlerin işlendiği Beşiktaş tribünlerindeki rant sevdası daha çok başkan değiştirecek gibi görülüyor.

Bu konuda Fenerbahçe kulübü güzel bir açıklama yapmış. Özellikle spor medyasının bu taz taraftar oluşmasındaki rolü vurgulanmış. Yüksek beklentilerin takımları ne kadar zor durma soktuğunu ve gazetecilerin bunu kullanarak tiraj aldıkları belirtilmiş. Yerinde ve güzel tespitler. İlerleyen dönemlerde bir futbolcu, bir yönetici hatta bir taraftar sakat kalmadan ya da ölmeden bu durumun önünü kesmek şart. Geçen sene Fenerbahçe camiasında da buna benzer şeyler yaşanmış ancak daha sonra sulh sağlanmıştı. Umarız bundan sonra bu oyunun bir spor olduğu herkes tarafından özellikle medya tarafından iyi anlaşılır. Medya mensuplarının renk aşklarının sadece evlerinde olması gerektiği bunu işlerini yaparken unutmaları gerektiği gerçeğini göz önünde bulundurmaları gerekir. Yoksa daha bir çok olayda sorumlu kendileri olacaklar.

28 Ağustos 2009 Cuma

Gaziantepspor-Beşiktaş arasındaki garip ilişkiler silsilesi

Blogumda daha önce Gaziantepspor başkanı İbrahim Kızıl ile Demirören ailesi arasındaki garip ilişkilerden söz etmiştim. Geçtiğimiz sezon bu iki takım arasında oynanan karşılaşma öncesi başlayan söylentiler Gaziantepspor-Sivasspor maçında ayyuka çıkmış ve İsmail Köybaşı'ya verilen 6.5 m euro bonservis ücretiyle de adeta katmerlenmişti. Bu kirli ilişki çarkına kafamız pek basmasa da Son olarak Tabata'ta verilen 8.5 m Euro'yu duyunca dilim uçuklamadı dersem yalan olur.

Bir oyuncu düşünün ki futbol hayatı boyunca bir kulüpte 2 yıl kalmamış. Evet Tabata hiç bir kulüpte 2 yıl oynamamış. İnanılmaz bir istikrar değil mi? İşte bu Tabata'ya tam 8.5 m Euro verdi Beşiktaş. İnanılmaz bir rakam bu. Bu paraya mesela Real Madrid'ten Van Der Vaart'ı alabilirdi Beşiktaş. Ya da İtalya liginden çok klas bir oyuncu da alabilirdi. Fenerbahçe Tabata'nın kapısından bile giremeyeceği Brezilya Milli Takımı oyuncusu Andre Santos'u 5.5 m Euro'ya transfer etmişti. Neden Gaziantepspor ve neden Tabata? Yoksa dedikodular doğru muydu? Bir şeylerin kefareti mi ödeniyor? Bunlar İbrahim Kızıl- Yıldırım Demirören ve Tanrı arasında.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Beşiktaş ve Türk Kızılay'ı



Türkcell Süper liginde olanları yorumluyorum blogumda. Fenerbahçeli olduğum için tabiki Fenerbahçe ağırlıklı oluyor yorumlarım. Yanlışlıkları eleştirmeye çalışıyorum. Gülünç şeyleri yazıyorum, çelişkileri vurguluyorum.

Ancak bu akşam güzel bir şeyden bahsetmek istiyorum. Beşiktaş endüstiriyel futbola meydan okurcasına bir olay gerçekleştirdi bu akşam.3-4 milyon dolarlık reklamları elinin tersiyle itti. Formasının arkasına Türk Kızılayı yazdırdı.Türk futbolunda bir milat olmaz bu belki. Beşiktaş'ın bu yaptığı ilk ve son olur ama bu bence bu senenin en güzel olayıdır. Hangi taraftan olursak olalım bu olayı alkışlamalıyız. Sürekli eleştirdiğimiz Yıldırım Demirören'i de tebrik etmeliyiz. Bir spor sever olarak Beşiktaş'ı ayakta alkışlıyorum ve tebrik ediyorum. Beşiktaşlılar ne kadar gurur duysa azdır.

7 Ağustos 2009 Cuma

Gaziantep-Beşiktaş arasında garip ilişkiler...

İbrahim Kızıl ve Demirören ailesi arasındaki yakın ilişkiyi futbol camiasına yakın olan herkes iyi bilir. Kızıl'ın Erdoğan Demireören'e babam gibidir dediğini de bilenler iyi bilir.. Geçtiğimiz sezon beşiktaş şampiyonluğa giderken Gaziantep -Beşiktaş maçından önce bazı söylentiler çıkmış ve Beşiktaş'ın bu maçı rahat kazanacağı söylenmişti. Denildiği gibi de oldu ve Beşiktaş maçı 3-0 kazanmıştı. Daha sonra Gaziantepspor ile sivasspor maçında da benzer söylentiler çıkmış ve Beşiktaş'ın sezon sonunda Gazianatepspor'a 3 futbolcu sözü verdiği belirtilmişti kulislerde.Sivas Gaziantepspor'a karşı puan kaybetmiş ve Beşiktaş'ın şampiyonluk yolunda önünü iyice açmıştı.

Bu söylentiler unutulup gitmeye yüz tutmuşken bu sene ilginç şeyler oldu transfer mevsiminde. Önce Beşiktaş Gaziantepsor'un 19 yaşındaki oyuncusu İsmail'i tam 6 milyon 250 bin Euro'ya transfer etti. Piyasa değeri en fazla 1-2 milyon Euro olan bir oyuncuya bu kadar para verilmesi tüm kamuoyunu şaşkına çevirdi. Bu da yetmezmiş gibi Serdar Kurtuluş ve Batuhan'ın verildiği açıklandı. Serdar Kurtuluş hadi neyse de Batuhan gibi Türk futbolunun en büyük yıldızlarından biri olabilecek bir oyuncuyu 1. yılı kiralık 2. yılı da satın alma opsiyonlu vermek bizi oldukça şaşırttı. Batuhan İsmail'den çok daha değerli bir oyuncu. Genç yaşına rağmen A Milli olmuş ve geçen sene yarım devrede attığı 9 golle Eskişehir'i ligde tutmuş bir oyuncu. Daha sonra Batuhan Gaziantep'i istemeyince bu transfer yattı ama bizim kafa karışıklığımız giderilmedi.

Bu garip ilişkinin nedeni geçen seneki söylentiler mi diye de düşünmeden yapamadık. Aklımıza Beşiktaş duruşu falan geldi. Gerçi Bursaspor'un küme düşme olayında bu duruş bitmişti ama biz yine de medyadan etkilendik ve Beşiktaş camiasından bir tepki bekledik. Bir tepki alamadık. Ne diyelim? Her zamanki sloganımızla bitirelim: Ah Türk futbolu Vah Türk futbolu...