Follow @chemedya
İbrahim Kızıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Kızıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2009 Cumartesi

Dinime Küfreden...


Oğuz Dağlaroğlu Gaziantepspor'dan alacağı olan 670 bin lira için Federasyona başvurup hak kazanıyor, ardından da olay Gaziantepspor'un başvurusu üzerine tahkim kuruluna iletiliyor.
Duruşmalı bir oturum yapılıyor. Oturuma Gaziantepspor başkanı İbrahim Kızıl ve Oğuz Dağlaroğlu ile beraber avukatları katılıyor.

İbrahim Kızıl bu duruşmada Oğuz'un kendilerinin yedek kalecisi olduğu dönemde her Fenerbahçe maçında kaleye geçip hatalı goller yediğini söylüyor. Yani Oğuz'un şike yaptığını iddia ediyor. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin de...Hatta Hasagiç'in her Fenerbahçe maçından önce Oğuz kaleye geçsin diye kırmızı kart gördüğünü dahi iddia ediyor. Ki araştırmalar Hasagiç'in sadece 1 Fenerbahçe maçından önce kırmızı kart gördüğünü gösteriyor.

Bu olayın Fenerbahçe kulübü tarafından duyulmasının ardından sarı lacivertliler hemen federasyona başvuruyor. Bu olayın incelenmesini istiyorlar. Çünkü şike yapmak kadar şike olduğunu iddia etmekte suç. Bu konuda kendinden emin olan Fenerbahçe başvurusunu yaptıktan sonra olay kamuoyu tarafından öğreniliyor.

Şimdi bu bilgileri verdikten sonra yazının içeriğine geçebiliriz.
Öncelikle Tahkim Kurulu başkanı Adnan Türkkan kimdir? Adnan Türkkan eski bir hakem. Yaptığı skandal bir hata sonrası hakemlik hayatı bitirilmiş bir isim. Aynı zamanda avukatlık yapıyor ve Beşiktaşlı. Hatta ismi Beşiktaş yönetim kurulu üyeliği için bile geçiyor önümüzdeki dönem için.

İbrahim Kızıl kimdir? Yıldırım Demirören'in ortak iş yaptığı ve aynı zamanda geçen seneden beri futbolcu alış verişi yaptığı bir isim. İsmail ve Tabata için Beşiktaş'tan 14 milyon Euro almayı başarmış bir isim! Bunun karşılığında Beşiktaş'tan aldığı Serdar'a ise sadece 100 bin dolar vermiş akıllı(!) bir yönetici. Geçen sene Beşiktaş Gaziantep deplasmanında çok kolay bir galibiyet almış ve ardından Gaziantepspor, Sivasspor'dan aldığı puanla rakibini şampiyonluk yolunda büyük bir çıkmaza sokmuştu. ( Geçtiğimiz aylarda bu konuda yazdığım makale için tıklayın )

Peki Oğuz Dağlaroğlu kimdir? Fenerbahçe'nin ünlü tarihçisi Rüştü Dağlaroğlu'nun torunu gerçek bir Fenerbahçelidir. Şike yaptığı iddia edilen maçta otoritelere göre Gaziantepspor'un en iyi oyuncusu olarak ilan edilmiştir. Kendisini, babasını, eşini bizzat tanıdığım ve dürüstlüğüne namusuna sonuna kadar kefil olduğum kusursuz bir insandır. Değil kasıtlı gol yemek hatalı bir gol yese bile Fenerbahçeli olmasına rağmen kendini kahredecek kadar kişilik sahibi bir insandır.

Şimdi bir yanda tahkim kurulunda sürekli Fenerbahçe aleyhine kararlar vermesiyle tanınan geçmişin skandal hakemi Adnan Türkkan, bir yandan Yıldırım Demirören ile garip ilişkilerin adamı, gerçekte Gaziantepli bile olmayan İbrahim Kızıl, bir yandan da Türkiye'nin köklü ailelerinden birinin sadece suçu Fenerbahçeli olmak olan oğlu Oğuz Dağlaroğlu.

Bu ülkede Fenerbahçeliyse potansiyel suçludur mantığının kurbanı olmuş Oğuz Dağlaroğlu. Bazen Mehmet Demirkol'un Fenerbahçeli olmasını gizlemesini bile anlayabiliyorum. Peki Beşiktaş'la garip ilişkisini bir türlü açıklayamayan İbrahim Kızıl'ın Fenerbahçe'ye bu suçlamayı yapması size hangi atasözünü çağrıştırıyor?

28 Ağustos 2009 Cuma

Gaziantepspor-Beşiktaş arasındaki garip ilişkiler silsilesi

Blogumda daha önce Gaziantepspor başkanı İbrahim Kızıl ile Demirören ailesi arasındaki garip ilişkilerden söz etmiştim. Geçtiğimiz sezon bu iki takım arasında oynanan karşılaşma öncesi başlayan söylentiler Gaziantepspor-Sivasspor maçında ayyuka çıkmış ve İsmail Köybaşı'ya verilen 6.5 m euro bonservis ücretiyle de adeta katmerlenmişti. Bu kirli ilişki çarkına kafamız pek basmasa da Son olarak Tabata'ta verilen 8.5 m Euro'yu duyunca dilim uçuklamadı dersem yalan olur.

Bir oyuncu düşünün ki futbol hayatı boyunca bir kulüpte 2 yıl kalmamış. Evet Tabata hiç bir kulüpte 2 yıl oynamamış. İnanılmaz bir istikrar değil mi? İşte bu Tabata'ya tam 8.5 m Euro verdi Beşiktaş. İnanılmaz bir rakam bu. Bu paraya mesela Real Madrid'ten Van Der Vaart'ı alabilirdi Beşiktaş. Ya da İtalya liginden çok klas bir oyuncu da alabilirdi. Fenerbahçe Tabata'nın kapısından bile giremeyeceği Brezilya Milli Takımı oyuncusu Andre Santos'u 5.5 m Euro'ya transfer etmişti. Neden Gaziantepspor ve neden Tabata? Yoksa dedikodular doğru muydu? Bir şeylerin kefareti mi ödeniyor? Bunlar İbrahim Kızıl- Yıldırım Demirören ve Tanrı arasında.

7 Ağustos 2009 Cuma

Gaziantep-Beşiktaş arasında garip ilişkiler...

İbrahim Kızıl ve Demirören ailesi arasındaki yakın ilişkiyi futbol camiasına yakın olan herkes iyi bilir. Kızıl'ın Erdoğan Demireören'e babam gibidir dediğini de bilenler iyi bilir.. Geçtiğimiz sezon beşiktaş şampiyonluğa giderken Gaziantep -Beşiktaş maçından önce bazı söylentiler çıkmış ve Beşiktaş'ın bu maçı rahat kazanacağı söylenmişti. Denildiği gibi de oldu ve Beşiktaş maçı 3-0 kazanmıştı. Daha sonra Gaziantepspor ile sivasspor maçında da benzer söylentiler çıkmış ve Beşiktaş'ın sezon sonunda Gazianatepspor'a 3 futbolcu sözü verdiği belirtilmişti kulislerde.Sivas Gaziantepspor'a karşı puan kaybetmiş ve Beşiktaş'ın şampiyonluk yolunda önünü iyice açmıştı.

Bu söylentiler unutulup gitmeye yüz tutmuşken bu sene ilginç şeyler oldu transfer mevsiminde. Önce Beşiktaş Gaziantepsor'un 19 yaşındaki oyuncusu İsmail'i tam 6 milyon 250 bin Euro'ya transfer etti. Piyasa değeri en fazla 1-2 milyon Euro olan bir oyuncuya bu kadar para verilmesi tüm kamuoyunu şaşkına çevirdi. Bu da yetmezmiş gibi Serdar Kurtuluş ve Batuhan'ın verildiği açıklandı. Serdar Kurtuluş hadi neyse de Batuhan gibi Türk futbolunun en büyük yıldızlarından biri olabilecek bir oyuncuyu 1. yılı kiralık 2. yılı da satın alma opsiyonlu vermek bizi oldukça şaşırttı. Batuhan İsmail'den çok daha değerli bir oyuncu. Genç yaşına rağmen A Milli olmuş ve geçen sene yarım devrede attığı 9 golle Eskişehir'i ligde tutmuş bir oyuncu. Daha sonra Batuhan Gaziantep'i istemeyince bu transfer yattı ama bizim kafa karışıklığımız giderilmedi.

Bu garip ilişkinin nedeni geçen seneki söylentiler mi diye de düşünmeden yapamadık. Aklımıza Beşiktaş duruşu falan geldi. Gerçi Bursaspor'un küme düşme olayında bu duruş bitmişti ama biz yine de medyadan etkilendik ve Beşiktaş camiasından bir tepki bekledik. Bir tepki alamadık. Ne diyelim? Her zamanki sloganımızla bitirelim: Ah Türk futbolu Vah Türk futbolu...