Follow @chemedya
Haluk ulusoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haluk ulusoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2009 Pazar

Anlat Bize Lucescu...Anlat Masallarını...



Bu ülkeye gelipte kirli düzenden en çok faydalanan ve bunu en iyi kullanan hocadır Lucescu. Ülke basınımıza verdiği her röportajda şampiyonluklarının çalındığını söyler durur Rumen hoca. 2001 yılında ve 2004 yılında Fenerbahçe'nin Galatasaray ve Beşiktaş'tan aldığı şampiyonluklar Lucescu tarafından şaibeli olarak ilan edilmiştir. Kimse bunun içeriğini sormaz Rumen hocaya. Neye dayanarak bunu söylüyorsun demez. Sadece o çalındı der bizim basın da bunu yayınlar.

Ne mutlu ki bu gece yine Lucescu sahne alacak. Kadrolu Fenerbahçe karşıtı Serhat Ulueren eşinin Adnan Polat'ın şirketinde çalıştığı göz önünde bulundurulursa görevini iyi yapıyor. Bundan bir kaç yıl önce Cafer Aydın O'nun programında Fenerbahçe'den teşvik primi aldığını söylemişti. Küçük bir ayrıntı vardı o röportajda ve o ayrıntıyı kimse dikkate almadı. O programda konuşulmadı bile. Aynı röportajda Cafer Aydın Galatasaray'dan da o sene teşvik primi aldığını söylüyordu. Bu nedense hiç dikkate alınmadı. İşte Lucescu'nun "çalınan" ilk şampiyonluğu buydu.

Bu ülkede bir gün bir kahraman çıkacak ve Lucescu'ya soracak eminim: Sayın Lucescu 2 şampiyonluğu şaibeyle kaybettik diyorsunuz. Peki sizin kazandığınız 2 şampiyonluk çok mu ak paktı?

Sinan Engin her fırsatta Lucescu'nun saçmaladığını iddia eder ve şöyle der: 100. yılımızda hakemlerden bir zarar görmedik.

Bunun şifrelerini çözmek zor değil. Beşiktaş 100. yılında açıkça hakemler tarafından kollanmıştı ve o sezon şampiyonluğu sadece oynadığı iyi futbolla kazanmamıştı. Bunu ben söylemiyorum Beşiktaş'ın o dönem menajeri olan ve Kuddusi Müftüoğlu'na o sezon bir maç sırasında cesurca kendi lehlerine karar vermesi için "Korkma Kuddusi, ben seni korurum" diyebilmiş olan Sinan Engin söylüyor.

Lucescu kendi kazandığı şampiyonlukların temiz olmadığını en iyi bilen adam. 2002'de yaşadığı şampiyonluğun ardından Galatasaray'dan yollanması zaten şampiyonluğun kendi başarısı değil başka etkenlerden kaynaklandığının göstergesi.

Bakın o dönem Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu Galatasaray'ın birçok hakem hatasıyla kazandığı şampiyonluk üzerine neler söylemiş?

"Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Ekşioğlu, yaptığı açıklamada Futbol Federasyonu'na sitem etti. Fenerbahçe'nin bu sezon neden şampiyon olamadığı biçimindeki bir soru üzerine Ekşioğlu, ''Sezon başında çok iddialıydık, ancak Futbol Federasyonu'nu hesap etmemiştik. Maalesef Futbol Federasyonu bu sezon şampiyonluğumuzu gasp edip, belli bir takıma vermiştir'' dedi."

2002 yılında Serdar Tatlı'nın hakem olarak görev yaptığı 17 Mart 2002 tarihli 2-2'lik Malatyaspor ve Mustafa Çulcu'nun düdük çaldığı 1-1 biten Gençlerbirliği karşılaşmalarında yaşanan hakem oyunları olmasa Lucescu'nun Galatasaray'ı o sene şampiyon olabilecek miydi? Bu iki maçta çalınan 4 puanıyla şampiyonluğu kaybetmedi mi Fenerbahçe? Ya o sezon oynanan Fenerbahçe -Beşiktaş maçında Beşiktaş'ın ofsaytla attığı golle Kadıköy'de galip gelmesi?

Yine aynı sezon oynanan Yimpaş Yozgatspor-Galatasaray maçında Sergen görme engelli vatandaşların bile kırmızı kart dediği bir pozisyonda sarı kartı dahi olmasına rağmen kırmızı kart görmemiş, 1 dakika sonra bir gol atmış 5 dakika sonra da bir asist yapmıştı ve karşılaşma 3-3 bitmişti.(Bu karşılaşmada yaşananlar mecliste soru önergesi olmuştur) Yine Galatasaray-İstanbulspor maçında İstanbulspor 3 dk'da iki haksız kırmızı kartla 9 kişi kalmış ve karşılaşma 4-1 bitmişti. Samsunspor maçında hakem inanılmaz bir penaltı vermiş ve Galatasaray bu maçı da kazanmıştı. Yine aynı sezon Trabzonspor karşılaşmasında Galatasaray'a 2 penaltı veriliyor ve otoriteler bu iki penaltıya da "komik" yorumunu yapıyordu.

Aynı asıl skandal ise Galatasaray'ın hiç bir iç saha maçına verilmeyen Serdar Tatlı'nın verildiği tek maçta sakat olduğu bahane gösterilerek maçtan el çektirilmesiydi. O dönem bu olay büyük tartışmalara neden olmuş ve ligin şaibeli olduğunu, Galatasaray'ın kollandığını söyleyen Fenerbahçe camiası Federasyona karşı savaş bayraklarını iyice açmıştı. O dönem Galatasaray maçlarının Avrupa Kupası maçları nedeniyle keyfi olarak sürekli ertelenmesi ise sıradan bir olaydı. Hatta Roma-Galatasaray maçından sonra oynanacak Galatasaray-Trabzonspor maçı bile ertelenmiş buna Galatasaraylılar bile çok şaşırmıştı. O dönem Avrupa Kupası maçlarından önceki ertelemelere alışıktık ancak Avrupa Kupası maçından sonra ertelemeye ilk ve son kez tanık olmuştuk. Gerekçe maçtan sonra kavga çıkması nedeniyle Galatasaraylı futbolcuların yıpranmış olmasıydı. Maksat ligde Galatasaray'a gol olmasın...

Yukarıda Lucescu'nun kazandığı ilk şampiyonluğun kısa bir özetini vermeye çalıştım. Ayrıntılara girersem bu blogun alanının yeteceğini sanmıyorum. Türk halkının hafızası zayıftır. Çabuk unutur geçmişi. Ancak Haluk Ulusoy'un federasyon başkanı olduğu o dönemleri kolay kolay unutmak mümkün değil Fenerbahçeliler için. O dönem Galatasaray ve Beşiktaş'ın şampiyonlukları şaibeli miydi? Bu soruyu Lucescu'ya kimse sormayacak. Bu gece Serhat Ulueren Lucescu'ya çanak sorular sorup çanak yanıtlar alacak. Röportaj banttansa bu çanak sorular çoktan sorulmuştur bile.

Sahi sayın Lucescu. Anladık kaybettiklerin şaibeliymiş! Senin şu kazandığın 2 şampiyonluğun hikayesini anlatsana bize...(2003'teki Beşiktaş şampiyonluğunun hikayesi Lucescu'nun ortaya çıktığı başka bir döneme kalsın)

17 Eylül 2009 Perşembe

Türk Futbolu Geriliyormuş. Vah Vah


Haluk Ulusoy fetvasını vermiş.Türk Futbolu geriliyor. Tez Federasyon'un kellesi vurula. Şimdi medyadaki tetikçileri gereğini yapmak için harakete geçecek. Öncesinde biz yazalım Haluk Bey işler sizin bıraktığınız gibi değil artık. Talimatla çalışan hakemler uzaklaştırıldı. İşler artık ahbap çavuş ilişkisinde yürümüyor. Adaletli bir yönetim için adımlar atılıyor. Cesaretle türk futbolu temizlenmeye çalışılıyor. Sizin kirlettiğiniz Türk futbolu.

Artık Türk futbolunda bir takım üzerinde dönmüyor herşey. Artık federasyon başkanı şampiyonu belirlemiyor. Kupayı kazanan o kupayı federasyon başkanının babasına götürmüyor.Hakemler manipüle edilmiyor. Birilerine yağlı seyahatler , federasyondan ihaleler verilmiyor. Artık bir kulüp başkanı aradığı zaman megafonla başka bir kulüp başkanına dinlettirilmiyor bu. Megofon kardeşlikleri, Papermoon yemekleri bitti. Sahada kazanılmaya çalışılıyor şampiyonluklar.
Sizin pislikleriniz bitti mi? Hayır daha bitmedi ama onlarda temizleniyor yavaş yavaş. Bizim gibi şüpheci insanlar bile itiraz edemez duruma geliyor artık.

O yüzdendir ki Ulusoy. Uzak durun Türk futbolundan. Hemde çok uzak durun. Siz gidin Galatasaray'ınıza Başkan olmak için kulislerinize devam edin.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Denizlispor'un Centilmen! Başkanı

Hep söylüyoruz. Yayın ihalesi yaklaşıyor ve lig tv bazı başkanlarla yakınlık kuruyor, bazı kulüplerde yönetimlerin oluşmasına ön ayak oluyor diye. Geçtiğimiz günlerde Cemal Aydın'ın yeniden Ankaragücü başkanı olması için uğraştıklarını yazmıştım.

Bugünde Şansal Büyüka'nın kadim dostu Denizlispor Başkanı Ali İpek için lig tv'de güzel sözler duyduk ne mutlu ki.
Spiker Melih Şendil yayının başında Denizlispor'un centilmen başkanı diye birşeyler söyledi. Önce kulaklarıma pek inanamadım ama Allahtan odada başkaları da vardı. Onlar da duymuşlar!

3 sezon önce Denizlispor-Fenerbahçe maçında olan futbol katliamını işte bu Denizlispor'un centilmen başkanı Ali İpek organize etmişti.


Yine o maçtan kısa bir süre önce Denizlispor'un centilmen başkanı akıllara zarar bir açıklama yapmıştı. Ligde büyük şikelerin ve paraların döndüğünü ve bunu sezon sonunda belgeleri ile açıklayacaktı bu centilmen başkan. Her ne olduysa bu sözleri unutuverdi ve sonra o Türk Futboluna kara leke olarak geçen maç oynandı. Daha sonra birileri başka belgeler açıkladı.

Malatyaspor'un Macar oyuncuları Denizlispor tarafından satın alınmışlar ve Yeşil Siyahlılara karşı oynamamak üzere anlaşmışlar. Ancak Denizlispor bu garibanların paralarını yollamamış. Yani kelimenin her anlamıyla şike tarifine uyan bir olay. O dönem Federasyon başkanı Haluk Ulusoy, Medyanın baronu da Şansal Büyüka olunca bu olay kapatıldı gitti. Sonra da unutuldu ama biz unutmadık.Unutmayacağız da.

Denizlispor'un centilmen başkanı bu hafta oynanan Fenerbahçe Denizlispor maçında da yaptı yapacağını. Fenerbahçeli izleyecilere biletleri 100 milyondan satmaya kalktı. Fenerbahçe taraftar grupları da bu kararı protesto ederek Denizli'ye gitmediler. Ancak tabiki Lig Tv her zamanki gibi yandaşlarından birini üzmedi ve bir de üzerine yayında onu onore ettiler.

Blog'umun saygı değer okuyucuları, Türk Futbolu kimlerin elinde görüyor musunuz? Umarım bir gün biz de Temiz Bir Lig İzleriz!

6 Ağustos 2009 Perşembe

Türk Futbolunun Karabasanları

Hep aynı teknik adamlar; Samet Aybaba, Erdoğan Arıca, Mesut Bakkal, Giray Bulak, Ümit Kayıhan
Hep aynı başkanlar; İlhan Cavcav,İbrahim Kızıl, Cemal Aydın, Melih Gökçek, Ali İpek...

İsimleri şikeye de karışsa, türlü pisliklere de karışsa bu ülkenin kaderi bu adamlar.Kurtuluş yok. Kimileri iktidarı almış arkalarına, kimileri eski federasyon başkanını...Kimilerinin arkasında ise yayıncı kuruluş ve başındaki isim Şansal Büyüka var...

Cemal Aydın da arkasında hem Haluk Ulusoy'u hemde yayıncı kuruluşu alarak yeniden Ankaragücü başkanlığına hazırlanıyor.




Aslında bunun sinyalini almıştık. Önce sezon açılışında olay çıkartan taraftarlar. Bu taraftarların ne derece samimi olduğunu Ankaragücü'nü az çok takip edenler bilirler. Aradan 1 gün geçmedi ki bir de baktık Şansal Büyüka açıklama yapmış. "Bu başkan Ankaragücü'ne yakışmıyor. Cemal Aydın gibi bir isim var ken Cengiz Topel Yıldırım da kim ki? Yakın zaman zamanda Ankaragücü'nde kongre olacağı ve Cemal Aydın'ın döneceği duyumunu alıyorum"

Hep söylediğim şeyi tekrarlayacağım "Ah Türk Futbolu Vah Türk Futbolu". Senin tepende Şansal Büyüka gibi bir gölge varken 1 adım ileriye gidemezsin...


Şansal Büyüka' da haklı kendince. Yayın ihalesi var. Yandaş lazım. Gerektiğinde Federasyonu sıkıştıracak tetikçi lazım, hoşlanmadığı futbol kulüplerinin başkanlarına karşı kullanacağı adam lazım...Yoksa Cemal Aydın'ın Samsunsporla beraber karıştığı şikenin falan lafı bile olmaz...Onlar önemsiz şeyler...Diğer pislikleri de önemsiz...Yaşasın Şansal Büyüka'nın sonsuz iktidarı...Kahrolsun, batsın Türk Futbolu...

Bu sene bizi çok ama çok kirli bir lig başlıyor. Şansal Büyüka şer cephesini yavaş yavaş kuruyor. Yaşanılacak pisliklerin arkasındaki adamın ismi ise yukarıda yazıyor...