
http://koskorcuk.blogspot.com isimli takip ettiğim blogda bu konuya değinilmiş. 10 Kasım da yaklaşıyor. Şimdi bir sürü gerekli gereksiz insan tv'lere, gazetelere çıkarak Atatürk şu takımlı bu takımlı diyecekler. Herşeyden önce şunu söylemeliyim ki Atatürk'ün hangi takımı tuttuğu umarım daha 100 yıl daha tartışılır. Atatürk'ün unutturulmaya çalışıldığı günümüzde en azından spor severler sahip çıkıyor bu ülkenin önderine.
Gelelim benim fikrime. Bu konuda en kesin bilgiye kimden ulaşırız derken Can abi (Barslan)'ın önerisiyle Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe ile görüşmek üzere randevu aldım ve O'na gittim bundan 3 yıl önce. Şişli civarlarındaki evini minik bir Atatürk müzesi haline getirmişti. Atatürk'ün resimleri, kişisel eşyalarıyla büyüleyici bir yer. Bir de içine o barı koymasaymış...
Her neyse. Ülkü Hanım'a Atatürk Fenerbahçeli dedirteceğimi umuyordum röportajda. Ülkü Adatepe bu konuda bana ilginç bir tepki verdi. "Atatürk'ü lütfen kulüpler üzeri görün. O'na bir kulübün yaftasını yapıştırmayın. Çünkü o hangi takımı tuttuğunun bilinmesini istemezdi" dedi. Kendisine tabi ki sonsuz saygı duydum. Ancak en azından Fenerbahçe'ye sempatisi olup olmadığını öğrenmek istiyorum dedim.
Şöyle devam etti: Atatürk Fenerbahçe'ye sempati duyardı. Ancak bunu hiç açıkça söylemezdi. Bunun yanlış anlaşılacağını düşünürdü. Fenerbahçe'ye sempatisinin en büyük nedeni Fenerbahçe semtine olan aşkıydı. Her fırsatta benim elimden tutar Fenerbahçe semtinde gezdirirdi. ( bu sırada Fenerbahçe semtinde gezerken çekilmiş resimlerini gösteriyor) Orada huzur bulurdu. Sempatisinin nedenin bu olduğunu düşünüyorum.
Konuşmanın genel özeti buydu. Benim için önemli olan şey Atatürk'ün takımlar üstü tutulup bugünün kirli fanatizminin içine katılmaması. Atatürk hangi takımı tutarsa tutsun hepimizin Atatürk'ü. Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Göztepe'nin, Karşıyaka'nın ve tüm Türkiye'nin Atatürk'ü.