Ümit Özat Fenerbahçe'de takım kaptanlığı yapmış ve futbolunun en tavan noktasına Fenerbahçe kulübünde ulaşmış bir isim. Yıllarca yakından takip ettiğim ve bana sorarsanız Fenerbahçe'de oynamayı ne kişiliğiyle ne de oynadığı futbolla haketmeyen bir oyuncuydu.
Kendime göre nedenlerim vardı bu konuda. Öncelikle dün Halil Üner hakkında söylediğim kendi meslektaşına saygı konusu. Alex hakkında 2. sınıf bir oyuncu nitelemesi yapmak hiç yakışık almamış. Ümit Özat'ın Alex'in Fenerbahçe'ye kazandırdığı maçlardan aldığı primler herhalde bir memurun hayatı boyunca kazanacağı paranın birkaç katıdır. Ümit Özat eski takım arkadaşına saygı gösterip hakkında kötü düşünse bile bunu medyayla paylaşmaması gerekirdi.
Bir gün biri çıkıp Ümit Özat sahada eli belinde dolaşıyordu. Sorumluluktan kaçıyordu sürekli derse Ümit Özat ne diyecek? Bir futbol adamı bu tarz polemiklere girmemeli ve işini yapmalı. Bizde işini yapan değil çok konuşan ön plana çıktığı için Özat'ın bu açıklamaları Türk futbol kültürüne uygun olmuş.
Gelelim başlığın konusuna. Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'ın geçen sene Yasin'i neden gönderdiğini hatırlayalım. Eski Fenerbahçeli futbolcu Yasin Beşiktaş ile oynanacak kupa maçından önce Tahir Kıran ile yemek yemiş ve bu Fenerbahçe yönetiminin kulağına gelmişti. Maçın kaybedilmesinin ardından Yasin kadro dışı bırakılmamış ancak sezon sonu için ipi çekilmişti.
Ümit Özat, Fenerbahçe'de yerini sağlamlaştırmak için sahadaki futbolundan çok saha dışındaki ilişkilerini kullanmaya çalışmıştı. 2003'teki kötü sezonun ardından takım arkadaşlarını satarcasına camiadan bir çok ismi aramış özel görüşmeler yapmıştı. Bu görüşmelerde takım arkadaşlarını şikayet etmiş ve kendini ön plana çıkartmaya ve camiada kabul görmeye çalışmıştı. O dönem kısmen de olsa bu düşüncede başarılı oldu. İyi de oynasa kötü de oynasa Fenerbahçe'nin eski futbolcuları kendisine yazılarıyla sürekli olarak destek vermişti. Bu ülkede bir oyuncunun iyi mi kötü mü olduğu hakkındaki yargıyı her zaman medya verir. Eğer medya Kazım'ı yemek istiyorsa şu an yaşadığımız süreçte olduğu gibi yer. Eğer Ümit Özat'ı yüceltmek istiyorsa da yüceltir. Taraftarlar her ne kadar sürekli olarak medyaya veryansın etseler de her gün gazete okurlar ve bundan ciddi manada etkilenirler. Ümit Özat bana göre hakettiğinin çok üzerinde bir değer gördü.
Yukarıda bahsettiğim Yasin olayının çok daha üst boyutunu da Ümit Özat yaşadı. Fenerbahçe'de tutanabilmek için her türlü ilişkiyi kuran Ümit Özat mafya lideri Sedat Peker ile de ilişkili sporcuların en üst sırasındaydı. Oğlunun sünnetinde Sedat Peker'den gelen çiçek aslında Aziz Yıldırım'a gönderilmiş bir mesajdı. Yani Ümit Özat benim korumamda olan bir oyuncu mesajı Aziz Yıldırım'a dolaylı yoldan iletilmişti.
Alevi kökenli olan Ümit Özat'ın Mehmet Ağar, Sedat Peker gibi isimlerle fazla derecede içli dışlı olması Alevi dünyasında da yankı bulmuş ve büyük eleştirilere neden olmuştu.
Ümit Özat bugüne kadar oyunu kurallarına göre oynadı. İlişkileri sayesinde Fenerbahçe kaptanlığına kadar yükseldi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da o dönem kendisine göre doğru olanı yaptı ve Ümit Özat ile yollarını kibarca ayırdı. Bugün Ümit Özat'ın sürekli olarak Fenerbahçe aleyhine demeç vermesi acaba o günlerin acısını çıkartmak için mi?