Follow @chemedya
mafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mafya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2009 Cuma

Türk Futbol'unun Gözü Aydın: misli.com

Gözümüz aydın bahis sitemize sonunda kavuştuk. Sıkı durun bu bahis şirketi Türk futbolunda tarafsız olması gereken bir medya kuruluşunun başındaki insan tarafından kuruluyor. Şansal Büyüka Türk futbolunun kanını yeterince emmediğini düşünmüş olmalı ki artık bahis işine girdi.

Aklıma birden bire Şansal Büyüka'nın da çok yakın dostları olan Ali Fevzi Bir ve çetesinin bahis olayı ile Türk futbolunu manüpüle edişleri geldi. Hakem ayarlamaları, maç ayarlamaları ile Türk futbolunda mafyanın rolü tescillenmişti. Dilek isimli kadın pazarlamacısı vasıtasıyla Sadık İlhan ve kontrolündeki hakemlere kadın ayarlama yöntemiyle bir çok maçın sonucu önceden belirlenmişti. Bu da yetmezmiş gibi Samet Aybaba, Erdoğan Arıca gibi mafyayla içli dışlı teknik direktörler bu mafya grubuyla irtibata geçerek maç sonuçlarına etki etmeleri istenmiş ve bunda da muvaffak olunmuştu. Dünyanın her yerinde afaroz edilecek olan bu teknik adamlar bugün hala iş bulabiliyorlar ve çeşitli takımlarda görev alıyorlar. Türk futbolu neden düzelmez sorusuna yanıtı aslında bu yaşananlardan alabiliriz.


Gelelim sevgili Şansal Büyüka'ya. Yani spor medyasının Baronu denilecek insana. Şansal Büyüka Türk futbolunda gücü elinde bulundurmak isteyen ve bu gücü zaman zaman da kötüye kullanabilen bir yara gibi. 2005-2006 sezonunun son haftasında oynanan Denizlispor- Fenerbahçe maçından önce arkadaşlarıyla Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaybedeceğine dair iddiya girdiği öne sürülen Büyüka sonucu tayin etmede istediği zaman etkili olabileceğinin ip uçlarını bizlere vermişti.

Şimdilerde ise misli.com sitesiyle bahis işine giriyor Şansal Büyüka. Bu kadar büyük paraların döndüğü bahis işinde mafyayla bu denli içli dışlı olan ve pekte temiz sayılmayacak bir isme sahip olan Şansal Büyüka'nın adını görünce insan ister istemez irkiliyor.


Peki neden endişeliyiz?

Bu Şansal Büyüka değil miydi yanında çalışan Ferruh vasıtasıyla Sedat Peker'den altın tesbih dilenen?
Bu Şansal Büyüka değil miydi Spor müdürlerini bir araya toplayıp Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'ı hep birlikte devirmeyi planlayan?
Bu Şansal Büyüka değil miydi Emniyet müdürlüğünün hazırladığı mafyayla ilişkili spor adamları listesinin en tepesinde olan?
Bu Şansal Büyüka değil miydi kulüplere tekni direktör pazarlayan?
Bu Şansal Büyüka değil miydi cemaatlerle ilişkili olan?
Bu Şansal Büyüka değil mi mafya ile ilişkili olan kulüpleri , teknik adamları, başkanları koruyup önlerindeki kaya parçalarını greyderleri ile temizleyen?
Şimdi Şansal Büyüka'nın ilişkide olduğu bir mafya babası bahis oynamak istediğinde Misli.com sitesini mi kullanacak? Oradan mı ayarlanacak bazı şeyler? Sıradan insanların umutları üzerinden mafyaya ak para mı sağlanacak? Yaşayıp göreceğiz.

Samet Aybaba , Erdoğan Arıca ve onlar gibiler hala Türkiye liginde çalışabiliyorlarsa, bahis şikesi skandalında telefon kayıtları ortaya çıkan Mecnun Odyakmaz hala başkanlık yapabiliyorsa, Şansal Büyüka da çok rahatça bu ülkenin insanları üzerinden para da kazanır , mafyaya rantta sağlar.Sonra da programından ahlak dersi verir.


Türk futbolunda bugün milyar dolarlarla ifade edilen bir rant dönüyorsa eğer Şansal Büyüka da payına düşeni almalıydı. Alsın kimsenin gözü yok ama Türk Futbolunu da daha fazla kirletmesin. Gelecek sene Türkiye liglerinde pisliklerin artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Şampiyonun önceden belirlenme olayı bu sene de devam edecek muhtemelen. Bu sene korunup kollanacak takım hangisi olacak Şansal Büyüka ve avanesi zaten sezon başı bize belli eder.

Blog'umun değerli okuyucularına Şansal Büyüka ve ekibi ile ilgili çok daha detaylı bilgileri önümüzdeki günlerde yayınlayacağım.

26 Temmuz 2009 Pazar

Türk Spor Medyası'ndaki Kirli İlişkiler.

Bir spor medyası düşünün. İçinde menajerlik yapanlar, mafyaya danışmanlık yapanlar, kalemini satanlar, altın tespih sipariş verenler. Ne ararsanız var içinde.


Gökmen Özdemir Galatasaray muhabirliği ile tanınan bir şahsiyet. Zaman zaman garip yazıları ve haberleri ile ön plana çıkıyor. Doğal olarak Galatasaray'ın paralı askeri gibi çalışıyor medyada. neden çalışmasın ki? Karşılıklı bir menfaat ilişkisi söz konusu.Bakın 20.11:2008'de ne yazmışım bu arkadaş hakkında:

Cemal Aydın‚ İlhan Cavcav ve tayfası‚ Melih Gökçek ve benzerleri Türk futbolunun içine ediyorlar...Teknik direktör mafyası ise ayrı bir yazı konusu...Medya ise ayrı bir rant kapısı...Bir futbol yorumcusu Fenerbahçe Galatasaray maçından sonra yazı yazıyor ve hakem önceden belliydi...Size bildirilmişti sayın Adnan Polat neden gereken tedbirleri almadınız diyor...Bu yazıyı yazan Vatan gazetesinden Gökmen Özdemir...Hiç tepki almıyor bu yazısınd
an dolayı...Kimse sormuyor nasıl bir tedbir alacaktı diye...Hem madem hakemin belli olduğunu biliyordun neden bir gazeteci olarak bunu yazmadın diye de sormuyor...Ha bu Gökmen Özdemir aynı zamanda manajerlik yapıyor...Xavier´i Galatasaray´a transfer ediyor...İşe bakın ki bu da gayet normal karşılanıyor bu camiada...


İlişkiler karmaşık değil mi? Özdemir xavier Galatasaray temasını anlatan yazılar ve haberler yapıyor, sonra Hasan Şaş'ı da Xavier'e karşılık Liverpool'a yolluyor, adamı allandırıyor pullandırıyor Galatasaray'a yamıyor. E xavier gönderilince de yönetime geçirme görevi yine Özdemir'e düşüyor. Xavier'le özel röportajlar yapıyor ,ondan mesajlar getiriyor falan. Sonra aynı Özdemir tv'lere çıkıyor ve ahlak dersleri veriyor. Teşekkürler sevgili Özdemir...Biz sizin ahlak anlayışınızı almayalım. Sarı basın kartınızı güle güle harcayın.

Deniz Derinsu, Tahir Kıran'ın danışmanı. Sabah gazetesinde Fenerbahçe muhabiri olarak görev yapan bu arkadaş Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'a muhalif olmasıyla bilinen, gazetelerde çıkan haberlere göre mafya ile bayağı iç içe olan bir adam. Yahu ne var bunda diyebilirsiniz. Medya'da ismi biraz duyulmuş olupta birilerine danışmanlık yapan gazeteci yok gibi diyebilirsiniz. Hem de Tahir Kıran TFF'de asbaşkanlık yapmış bir adam. Haberin kaynağına yakın olmasında ne gibi sorun olabilir ki ? Mi acaba? Böyle mi? Bu kadar basit mi?
"Deniz Derinsu, Gürcan Bilgiç, Feridun Niğdelioğlu ve İbrahim Seten ile Tahir Kıran ve Sadettin Saran arasındaki ilişkinin derinliği, sığlığı ya da sıklığı ne boyuttadır? Tahir Kıran Bey bu isimlere ‘kontr haber’ yaptırmaktan kimselere söz etmiş midir?"
Hasan Ali Atasoy'un 17.10.2008 tarihli Fanatik Gazetesi'ndeki Cevabını arayan sorular (II) başlıklı yazısındaki sorulardan biri bu
.


Peki Derinsu ne diye yanıt vermiş bu soruya? Tahir Kıran'ın aile dostu olduğunu belirtmiş. Diyelim gerçekten öyle peki sevgili Derinsu aile dostun için Aziz Yıldırım hakkında yalan haberler yaptın mı? Yaptın değil mi? Mesela şu villa olayında en küçük bir yolsuzluk olmadığını bilmen üzerine aile dostunun Fenerbahçe kulübü içindeki çıkarları adına o haberi yayınlatarak Sabah Gazetesini Tahir Kıran'ın çıkarları için kullandın mı? Kullandın. Tahir Kıran'ı arayıp "Dayı ne yapıyorsun, Vatan'ı gördün mü, İbrahim'in fotoğrafı çıkmış?" dediği; sizin de, "Evet, onunla uğraşıyorum" dediğiniz; "Temizlemeye mi?" sorusuna da, "Evet. Ferudun'la konuştum. ‘Benle alâkası yok, Saadettin yaptı' diyor" gibi bir konuşma geçti mi aralarında ? Bu konuşma mahkeme tutanaklarına da geçti mi? Geçti. Mafyayla ilişkili gazetecilerden biri mi evet. Ama hala Sabah gazetesinde muhabir. Tıpkı Cihan Oskay olayında Tahir Kıran adına taşeronluk yapan Aygün Özipek'in hala Star'da muhabir olarak devam etmesi gibi... Çünkü Türk spor medyasında mafyayla iç içe olmak, mafyanın adamı olmak son derece doğal birşey. Eğer bir yöneticinin ya da bir mafyözün adamı değilsen barınabilir misin o camiada?


Şansal Büyüka konusu ise oldukça uzun ve alengirli bir dosya. Bu konuda yazacak o kadar çok şey var ki. Türk medyasının baronun kirli ilişkilerine de ayrı bir yazıyla değineceğim. Türk Spor medyasındaki pisliklerden minik bir demet sundum.