Follow @chemedya
Colin Kazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Colin Kazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2009 Pazartesi

Yargılamadan İnfaz...



Medya için Fenerbahçe en önemli rating kaynağı...Fenerbahçe için olumlu yapılan haberler sdece Fenerbahçelilerin ilgisini çekerken olumsuz yapılan haberler tüm takım taraftarlarının ilgisine mazhar oluyor. Yani Fenerbahçe hakkında olumsuz haber yapmak olumlu haberden çok daha fazla rating getiriyor. Bu nedenle zaman zaman belgesiz, zaman zaman da uydurma haberler medyamızın güzide sayfalarını dolduruyor.

Colin Kazım Fenerbahçe'nin uslanmaz çocuğu. Gün geçmesin ki adı herhangi bir olaya karışmasın. Fenerbahçe'nin yenildiği bir maç sonrası bara gitmesi, ertesi sabah ise bir trafik kazasına karışması tüm şimşekleri üzerine çekti.

Ancak tüm bunlar Kazım'ın bahis mafyasıyla iş birliği yaptığı anlamına gelmez. Hele ki oynamadığı bir maçtan dolayı şike ile suçlanmasını hiç gerektirmez. Kazım suçlu ya da suçsuz demiyorum. Bu konuda yorumlarımı gerçekler açıklığa kavuşunca yaparım. Ancak bir futbolcu biraz haşarı bir kişiliğe sahip diye şike yapacak, her türlü pisliğe karışacak diye bir düşünce yanlış değil mi? Önce emin olursunuz. Belgelersiniz. Daha sonra da bunu açık açık yazarsınız.


Fenerbahçe'de disiplinsizlik nedeniyle seks skandalı olduğu iddia ediliyor günlerdir spor medyasında. Sormak isterim spor medyası Ronaldo'nun ya da Cristian Ronaldo'nun bu konulardaki açıklamalarını hiç okumuşlar mı? Ya da futbolcuların cinsel hayatının daha önce de bu şekilde olduğunu bilmiyorlar mıydı? Galatasaray ve Beşiktaşlı oyuncular farklı bir yaşam mı sürüyor? O zaman Galatasaray ve Beşiktaşlılar da mı disiplinsiz? Yoksa bu aslında normal bir olay da hazır Fenerbahçe karışık bir darbe de biz vuralım derdindeler mi?

Sadece bir iddia üzerine yapılan haber spekülatiftir. Ne gazeteciliğin etiğine yakışır ne de insanlık onuruna. Linç kültürünün çok yaygın olduğu ülkemizde Kazım'a uygulanan linçin çok çirkin olduğunu düşünüyorum.

30 Kasım 2009 Pazartesi

Peki Sizin Utanmanız Var mı?


Fenerbahçe-Kasımpaşa maçının ardından Sabah Gazetesinde yer alan habere göre karşılaşma oynanırken Fenerbahçeli Kazım ve Santos'un "maç sırasında" bir barda eğlendiği belirtiliyordu. Haberde herhangi bir imza yer almıyordu.

Haber bu iki futbolcuyu hedef gösterir nitelikteydi. 80 yıllar aklımıza gelmedi değil haberi okurken ama vardır bu işte bir iş diyerek ertesi günü bekledik.

Fenerbahçe resmi sitesi ise olayı yalanlamakta gecikmedi ertesi gün. Kasımpaşa maçında cezası nedeniyle görev yapamayacak olan Kazım Kazım'ın ve sakatlığı nedeniyle kadroda yer almayan Andre Santos'un, belirtilen "karşılaşma sırasında" bir gece kulübünde olduklarını iddia eden haber hayal ürünüdür.

Fenerbahçe bu ifadelerle haberi yalanladı. Sarı lacivertli kulüp olayın maç sırasında olmadığını ve Cuma günü iki futbolcunun teknik heyetin onayı ile izinli olduğunu açıkladı.

Bugün ise Sabah Gazetesi'nde Fenerbahçe'nin yalanlaması "yalanlandı". Ancak maalesef ki bu yalanlama yalanlarla doluydu. Sabah Gazetesi'nde ilk verilen haberde bu iki oyuncunun maç sırasında barda eğlendikleri söylenmişti. Fenerbahçe resmi sitesi ise maç sırasında böyle birşey olmadığını yazmıştı. Olayı yalanlamamış ve sadece maç sırasında böyle bir olay olmadığını söylemişti.

Ancak bugün Sabah Gazetesi'nde kendilerini tekzip edecek bir haber yayınlandı. Hem de alaycı ifadeler kullanıldı. Bugün yayınlanan habere göre Santos ve Kazım gece 22:30 ile 00.30 arasında Taksim'de eğlenmişler. İlk verdiği haberde maç sırasında eğlendiklerini söyleyen Sabah Gazetesi bir anda eğlencenin saatini gece 22:30'a çekiyor. Oysa maçın bitiş saati 21:45. Haberi de şöyle bitiriyor Sabah Gazetesi; Fenerbahce.org sitesindeki haberlere itibar etmeyiniz.

Şimdi biz kime itibar edeceğiz. Kendi haberini kendi yalanlayan Sabah Gazetesi'ne mi? yayınladıkları fotoğrafın Fenerbahçe resmi sitesinin açıkladığı gibi cuma günü çekilmediğini nereden bileceğiz? Fenerbahçe resmi sitesi bu oyuncuların eğlendiklerini yalanlamadı ki zaten. Maç sırasında eğlendiklerini yalanladı sadece. Sabah Gazetesi 2. yayınladığı haberde olayın maç saatinde olmadığını zaten yazmış.

İşin diğer ayıp olan tarafı ise bu iki oyuncunun nişanlılarıyla, aileleriyle beraber bir yere gidip oturmasının bu şekilde haber olması. Hangi çağda yaşıyoruz? Kadroda yer almayan iki oyuncu aileleriyle beraber bir yere gidip oturamaz mı? Neden bu nedenden dolayı hedef gösteriliyorlar?

Fenerbahçe resmi sitesinin her haberi yalanlaması zaten herkesi rahatsız ediyor ancak Sabah Gazetesi maalesef spor medyasının neden prestij kaybettiğini, neden itibar görmediğini göstermiş herkese. Hem de alaycı bir dille.

26 Kasım 2009 Perşembe

Erman Hoca Ne Derse O!


Birkaç gün önce yazmıştım. Erman Toroğlu Maraton'da Colin Kazım'ın alabileceği muhtemel (!) cezayı eliyle göstermiş ve Şansal Büyüka'da aman hocam yapma sonra bizden biliyorlar demişti.

Ne hikmetse bugüne kadar küfürden 3 maç ceza veren PFDK Kazım'a birden bire 4 maç ceza veriverdi. Aynı hafta bir başka maçta hakeme küfreden Eskişehirsporlu Doğa ise 3 maç ceza aldı. Demek ki cezaların standardı yok. Ya da buna Erman standartları diyebiliriz. Fenerbahçe'liyse hedef göster hatta rakamı bile söyle.

Halbuki bu ülkede rakibine sağ kroşe vuran Keita 3 maç ceza almıştı. Rakibe yumruk atmanın cezası 3 maç, "fuck" demenin cezası ise 4 maç. Kazım'ın yerinde olsam bundan sonra küfür edeceğime direkt olarak rakibe yumruk atarım. İngiltere'de küfür bile kabul edilmeyen bir kelime bu ülkede 4 maç ceza almanıza neden olabiliyor Fenerbahçeliyseniz. Neden? Çünkü Erman Hoca eliyle 4 işareti yaptı!


Yine tahmin ettiğim gibi bütün hafta boyunca hakem Fırat Aydunus neredeyse tartışılmadı. Zaten normali bu. Tartışmasınlar. Ama bunu da renklere göre yapıyor medyamız. Eğer bu maçı Fenerbahçe kazansaydı hafta boyunca "Fenerasyon" masalları dinleyecektik. Hafta boyunca demeç vermemiş Beşiktaş yöneticisi, futbolcusu, malzemeci kalmamıştı. Beşiktaş yazarları ağlamaktan gözlerinden yaş kalmamış bir halde inliyorlardı.

Herkese eşit olarak yaklaşmalı medya. Lig TV'den umudumuzu çoktan kestik. Medyanın bir kısmından da kestik. Hiç olmazsa az sayıda kalan namuslu medya çalışanları Sezar'ın hakkını Sezar'a versinler.