
Şansal Büyüka, Fenerbahçe ile olan kavgasına devam ediyor. Hem de tüm hızıyla. İhalenin ardından gücünü kaybettiğini ve Fenerbahçe'nin bu savaştan galip geldiğini söylemiştim. Değişen birşey yok. Fenerbahçe ağır ve vakur duruşunu sürdürüyor. Şansal Büyüka ve yakın olduğu yorumcular ise tutturmuşlar ligimizin kalitesini biz değil Fenerbahçe'nin balçık sahası düşürüyor diyorlar.
En çokta Rıdvan Dilmen'in bu anti propogandaya alet olması üzücü. Şansal Büyüka ile çok yakın olduğu bilinen Rıdvan Dilmen yorumlarıyla beni şaşırtmaya devam ediyor. Bu kavgadan Fenerbahçe'nin fayda sağlayacağını gören Hıncal Uluç ve kendisine yakın olan medya da son günlerde Galatasaray'ın transferleri üzerinden Fenerbahçe'yi aşağılamayı sürdürüyor. Oysa ligin başında da buna benzer söylemler olmuş, ardından ligde herşeyin farklı olduğu görülmüştü.
Fenerbahçe'nin gerçekten de sahası çamur deryasını andıran bir halde. Kulüp bu sorunu Avrupa'nın dev statlarının çimlerini düzelten Sgl Concept firmasıyla anlaşarak çözmek istiyor. Bu çalışma 10 ay sürecek. Ancak medyanın içinde bulunduğu çaresizlik ve çamur deryasını temizleyecek, düzeltecek bir mucizenin gerçekleşmesi ise imkansız. Baksanıza bir kısmı Şansal Baronlarına, bir kısmı Hıncal kardinallerine tapmayı sürdürüyor. Emir erleri gazeteleri zapt etmiş durumda. Gazete küpürleri güdümlenmiş haberlerle dolu.
Erman Toroğlu öldü badem gözlü oldu. Oysa çok iyi biliyorum ki kendi aralarındaki konuşmalarda çok farklı konuşuyorlar Toroğlu hakkında. Futbolun katillerinden biri olarak bahsediyorlar. Ancak gazete sütunları onların içlerinden geleni değil, söylenmesi gerekenlerin söylendiği yer. Ben de bu blogu o nedenle yapıyorum. Söylenmesi gerekenleri söylemeyenleri deşifre etmek ve söylenmesi gerekenleri söylemek için.