Follow @chemedya

19 Ocak 2010 Salı

Güle Güle Demeyeceğim.

Güle güle dememe nedenim özel kinim değil. Bunun nedeni Türk futboluna verdiğiniz zarar.

Erman Toroğlu ve Şansal Büyüka, Aziz Yıldırım'ın yoğun baskıları sonucu artık Lig Tv'de son günlerini yaşıyorlar. Birkaç gün önce yazdığım bu yazı ile izlenimlerimi yazıp Lig Tv'de değişim olabileceğini belirtmiştim. Bugün gelinen nokta tam da tahmin ettiğim gibi. Ligimizi istediği gibi manipüle eden Lig Tv'nin iki yorumcusu artık yolcu gibiler. İhale ile birlikte güçlerini kaybettiler...

Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay Lig Tv yolcusu

Bu ikilinin yerine konuşulan isimler ise Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay. Bence bu işe biçilmiş kaftanlar. Güntekin Onay'ı çok eskiden tanırım. Koyu bir Beşiktaş ve Lazio taraftarıdır. Dünya futbolunu çok iyi bilen, işini çok seven, başarılı bir spor adamı ve spor yorumcusudur. Rıdvan Dilmen hakkında ise söylenecek fazla söz yok. Kişilik olarak iyi midir kötü müdür bilemem ama çok önemli bir futbol adamımız.


Şansal Büyüka, güç elindeyken karşısına Fenerbahçe'yi ve Aziz Yıldırım'ı aldı. Yorumlar, verilen özetler, maç yayınları hep taraflıydı. Fenerbahçeli futbolcular sürekli olarak görüntülerden ceza aldı. Hakemler Fenerbahçe'ye karşı güdümlendi. Fenerbahçe'nin aleyhine karar verenler aferin aldı, lehine karar verenlere açık açık seni bitiririz mesajı dahi verildi. Kozlar ellerindeydi. Kimse kendilerine dokunamıyordu.

Bugün ise kozlar Fenerbahçe'nin ellerinde. Digiturk, küskün Fenerbahçelileri tekrar kazanmak istiyor. 321 milyon dolar kendileri için büyük bir risk. Para kazanmak için kurulmuş bir kuruluş bir tarafı küstürerek, kendinden uzaklaştırarak, hele ki bu uzaklaştırılan taraf Fenerbahçe ise büyük bir risk almış olur. Tahminimce Şansal Büyüka, Erman Toroğlu döneminde Lig Tv'nin kaybı yüz milyonlarca doları buluyor. Bundan önceki ihale 140 milyon dolarlıktı ve Lig Tv büyük bir kar oranına sahipti. Ulusoy tarafından adeta hediye edilmiş bir ihaleydi. Ancak bugün ortada gerçekçi rakamlar var. Artık Digiturk'un kaybedeceği birşeyler var...

Şansal Büyüka, geçtiğimiz yıllarda spor müdürlerini toplayıp Aziz Yıldırım'ı yıkmak için yardım istemişti. Hatta medyanın baronu havasıyla bunu emretmişti. Bunu bana o dönem Sabah Spor müdürü olan çok sevdiğim bir abim anlatmıştı. Kendisi şu an Hürriyet İnternette önemli bir görevde. Ancak üstüne vazife olmayan bu işi yapmayı beceremedi. Aziz Yıldırım'ı yıkamadı ancak kendisine biat eden spor müdürleri vasıtasıyla yıprattı. Yıpratmaya da devam ediyor. Bundan Fenerbahçe zarar gördü. 14 Mayıs 2006'yı hiçbir Fenerbahçeli unutmadı. Bu olayın yaratıcılarını da asla unutmadı.

Artık Baron'un dönemi bitiyor. Eski usul gazetecilik yerini bilimsel ve aydın genç kuşağa bırakıyor. Genç kuşağın en önemli temsilcisi olan Güntekin Onay bana göre bu işi başarıyla yapabilir. Rıdvan Dilmen de kol böreği tarifleri ve manüpülasyonlar yerine düzgün ve tarafsız yorumlar yapabilir. Türk futbolu eğer bu değişim gerçekleşirse emin olun tertemiz bir döneme girecek. Çünkü tarafsız bir Lig Tv Türk futbolunun önünü açacak. Manipülasyonlar azalacak. Artık yanlış yapanın yanına kar kalan sistem sona erecek.

Fenerbahçe, Galatasaray'ı yeniyor ve Maraton'da tek konuşulan konu hakem, atılan pet şişe ve Cristian-Emre kavgası. O kadar kötü niyetliler ki Fenerbahçe'nin o gün oynadığı futboldan sadece bir kaç dakika bahsediyorlardı. O maçta bile Aziz Yıldırım'a ve Fenerbahçe'ye nasıl zarar veririzin hesaplarını yaptılar. İstedikleri zararı verdiler de. 2 maç seyircisiz ve Bilica'ya verilen 3 maç ceza. Olayları çıkartan Arda'ya tek kelime etmediler, Hakan Balta'nın ve Nonda'nın Fenerbahçe tribünlerine yaptıkları kol haraketlerine tek kelime bile etmediler. Varsa yoksa Fenerbahçe aleyhine yorumlar. Bir gün gelecek bunların hesabı kesilecekti...Kesiliyor şu anda...

Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu eğer giderlese güle güle demeyeceğim. Türk futboluna yaptıkları kötülükler için kendilerini asla affetmeyeceğim kendi adıma.

21 yorum:

Adsız dedi ki...

Umarım bu süreç Türk futbolunun bu irinleşmiş organizmalaradan kurtuluşunun başlangıcı ve gerçek spor yorumlarının başlangıcı olur.

Şansal ve Erman'ın mikrofonlardan , kameralaradan uzak tutulması ise bu sürecin en olumlu başlangıç adımı olur .
Demek boşa gitmemiş é"şansal büyüka harika bir insandır " başlığı altında yazılan binlerce mesaj ;)
14 mayısın intikamının alınması adına ilk adım olsun bu . Sırada bir görünüp bir kaybolan çantalar , eyyamın şahikasını yapıp bir de hakemliği bırakırken " dürüstlük " edebiyatı yapabilenler olsun sırada .Bildiği halde konuşmayanlar cesaretlensin ve Türk futbolunun şişme büyüğünün ayağına dolansın dümenleri düzenleri .
O gece ağlayan çocukların gözyaşları cehennem ateşi gibi damla damla yaksın o gecenin senarsitlerini .

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Şansal Büyüka harika bir insandır başlığı altında yazılan o kadar mesajın boşa gitmemesine en çok ben sevinmişimdir:) O yazıyı ben yazdım çünkü. Asıl yazı silinen mesajdı ancak o yazı bayrak oldu adeta...

Adsız dedi ki...

Herkes LigTV'nin gelirlerini sadece decoder gelirinden ibaretmis gibi goruyor. Oysa reklam geliri tek basina her turlu masrafi karsilayip adamlari kara geçirebilecek boyutta.
Peki LigTV nin m´çlardan sonra en çok rating getiren programi ne?
MARATON
Programin adini degistirip ayni kadro ve içerikle devam etseler bir degisiklik olur mu?
Olmaz
Kadroyu degistirip ismi sabit tutarlarsa?
O zaman Digiturk aleyhine degisir isler. Bu iki adam gittikleri kanala ratinglerinide beraberlerinde gotururler.
4 yili satin almis, iyide para ödeyerek satin almis Digiturk'ün kulüpler Birliginin sikayetleri dogrultusunda bindigi dali kesev¡cegini saniyor musunuz?
Iste bu yuzden, bence aynen devam ederler.
Emrah

Burak dedi ki...

İyi bir haber bu! Yılların azılı Galatasaray düşmanı Erman'dan kurtuluyoruz. Yalnız bugün basında Ligtv'nin Erman Toroğlu ile yollarını ayırma nedenlerinde biri olarak "Fenerbahçe-Galatasaray derbisinden sonra Fenerbahçe aleyhine yapılan yorumların" olduğu iddiaları kafamı karıştırdı.Geriye baktığımızda mesela 2004 yılının Aralık ayında Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi Necati'nin golüyle yendiği maçın ardından Erman Toroğlu tam 1 saat boyunca "Merdivenlerin neden boş kalmadığını,maçın neden başlatıldığını,Aziz Yıldırım'a edilen küfürleri ve Hakem Cem Papila'nın Fenerbahçe aleyhine verdiği kararları" eleştirmişti. Hatırlanacağı üzere Galatasaray o gün tek kale oynamış ve haklı bir galibiyet almış olmasına rağmen Erman saha dışı olaylara yüklenmişti. Ama ne yazık ki o zaman Ligtv'den bugünkü gibi "Yahu kardeşim kazanan tarafın taraftarları bugün tv izler neden onların aleyhine yayın yapıyorsun" şeklinde bir çıkış gelmemeişti.Ama neyse yine de Ermansız ligtv daha izlenir olacak.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

sevgili Emrah,
Bence asıl bu ikili kalırsa bayağı bir fırtına kopacak gibi görülüyor. Fenerbahçe yönetimi kesinlikle gitmelerini istiyor. Aksi takdirde basın toplantılarına, aleyhte kampanyalarına hazırlıklı olmak gerek.

todor dedi ki...

sabah gazetelerde ilk okuduğumdan beri içimde bir sevinç var. umarım bu simsarlardan biran evvel kurtuluruz. 3 aydır iptal ettiğim lig tv mi yeniden bağlatmazsam ne olayım. 3 aydır her hafta digiturk un call center ından arayım " yalayalım,yutalım yeterki iptal etmeyin" diyen görevlilere "musa,şansal,erman orda olduğu sürece geri dönmeyecem" demekten ben bıktım onlar duymaktan bıkmadı :)

Fenerant dedi ki...

Erman Kalırsa "Hormonsuz bir LİG TV istiyoruz." sloganlı eylemler
olması çok yüksektir.

Tansel dedi ki...

ne güle gülesi? cehennemin dibine kadar yollari var. oraya da en kestirme yoldan gitmelerini istiyorum.

alihoca dedi ki...

Nasıl bir aptallıktır ki,

Fenerbahçe Camiasının istek ve desteği ile ulaştıkları makamlarda ele geçirdikleri gücün büyüsüne kapılıp Fenerbahçe için entrika çevirmeye kalkmak?

Nasıl bir aptallıktır ki,

Maaş aldığı patronun fino köğeğine dönüşüp; ihalenin ulaşacağı rakamları söyleyenlere adeta havlar gibi 'hayal' demek.

Nasıl bir aptallıktır ki,

Bir akademik kariyere, üç beş yabancı dile, hızlı ve akıcı bir konuşma yeteneğine, kültürel bir birikime dayanan bir hazır cevaplılığa , kendisini diğer yazar ve yorumculardan üstün kılan hiç bir farklı yeteneğe sahip olmadan kendisini vazgeçilmez sanmak?

Tansel dedi ki...

emrah, bu ikili baska bir kanala gittiginde onlarla beraber gidecek rating'i olusturan kisilerin taaaa...

alihoca dedi ki...

Bir de,

Gerek Rıdvan için gerekse bu blog dahil olmak üzere Fenerbahçe'li yazar ve yorumcular için söylenen, yazılıp çizilen şu 'Objektiflik' kriterinin bir açıklığa kavuşturulması gerekiyor sanki.

Diğer yazar ve yorumcular gibi Fenerbahçe'li yazar ve yorumcuların da objektif olması gerektiğine hiç kimsenin bir itirazı olamayacağı açıktır.

Ama altı çizilmesi gereken ve kriter olarak alınması gereken önemli nokta; diğer yazar ve yorumcuların sergilediği objektiflik algısı ve sınırıdır.

Örneğin benim için bir Fenerbahçe'li yazar ve yorumcu olan Sn Rıdvan DİLMEN ve bu blogda örneğin Sn Abdullah ERCANLAR'dan naçizane beklentim;

Sn Hıncal ULUÇ kadar objektif olmasıdır.

Gerek medyada (ki aldıkları okunma ve izlenme oranları ile başarısız olanlar kadar, çalıştıkları televizyonu batıracak kadar başarısız olanlar dahil) gerekse spor bloglarında Rıdvan DİLMEN'i yıpratmak için en çok ileri sürülen argüman, objektfilik konusudur.

Rıdvan DİLMEN'İN görsel medyadaki başarısına o denli kin doludurlar ki söylediği bir 'B Planı' lafı için, onu 'tek gözü kör' canavar ilan etmekten çekinmemişlerdir.

Ama kendileri o kadar objektifdirler ki; aynı teknik direktör için futbolu bilmiyor, cahil diyen Sn Hıncal ULUÇ için tek kelime etmekten imtina edecek kadar objektiflik algısına sahiptirler.

İşte Sn Hıncal ULUÇ ne kadar objektif ise ve Sn Hıncal ULUÇ'A itiraz edemeyen ama Fenerbahçe'li Rıdvan DİLMEN'E 'Tek Gözü Kör' canavar demesini beceren Sn Yorumcular kadar;

Fenerbahçe'li yazar ve yorumcular objektif olmalıdır.

Ne bir gram eksik ne bir gram fazla..

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Ali Hoca ellerinize sağlık. Tüm yazdıklarınıza katılıyorum.

Onur dedi ki...

valla ben fb'li olsam dinlemem rıdvan'ı. kaybedilen her maçtan sonra kıpkırmız vaziyette, şu gitsin, bu gitsin, kelle alınsın muhabbetlerine giren bir adam. hatta son bir kaç program basket takımına bile sallamıştı. gs yenildikten sonra ağz kulaklarda bir neşeli bir coşkulu.

eses-fb maçındn sonra yıdırım'ın açıklamalrını haklı bulduğunu söylmişti. güntekin de " e hocam diyarbakır, manisa, sivas maçlarındaki ofsyat kararlarını nerey koyucaz" flan derken bayağı kızarıp bozarmıştı, "beni zor durumda bırakıyorsun güntekin" demişti. rıdvan objektif falan değildir. ama dersniz ki rıdvan art niyetli midir ? kesinlikle hayır derim. açıkçası ben dgiturk ün nasıl bir ekip kuracağını çok merak ediyorum. elindeki beş para etmez muhabirler, td eskisi yorumcularla rezalet bir kadroya sahipler. baştan aşağı bir yenlime içine girmeleri lazım ki bu çapta bir yatırım yaparlar mı bilinmez.

hıncl uluç'u da artık emin olun ciddiye alan yok. allah aşkına bir kaç gs forumunu dolaşın o yazılardan sonra hıncal'la ilgili neler yazılmış bir görün. hıncal da bu durumn fakrında olduğu içine yorumlarını iyice sivri yapıyor ki ses getirsin. kısacası kimse takmıyor hıncal'ı.

Adsız dedi ki...

ayıp ayıp! erman hoca'yı eleştirebiliriz tabi ki ama şu tartışmanın seviyesizliğine bakın. 'cehenneme kadar yolalrı var' gibi seviyesiz yorumlar yapan sizler, eleştirdiğiniz insanlardan çok daha kötü bir pozisyona düşmüş oluyorsunuz farkında değilsiniz. o çok beğendiğiniz Güntekin Onay'ı Şansal Büyüka otel resepsiyonundan alıp yetiştirdi, Rıdvan Dilmen'e televizyonda ilk o yorumculuk yaptırıp destek oldu. 'objektif' olamamakla suçladığınız Erman Toroğlu'ndan çok daha fanatiksiniz. Erman Toroğlu, sadece fenerbahçe'yi değil, 3 büyükleri hep çok feci eleştirmiştir. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak şu yorumlarınızdan utandım! Şansal Büyüka, Aziz Yıldırım'ın başkan seçilmesi için aktif olarak heryerde kulis yapmadı mı? Allah akıl fikir ve biraz da terbiye versin size ne diyeyim.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Sevgili adsız,
Burada yazılan yorumlar için kimseye terbiyesiz diyemezsiniz. Haddinizi aşmayın lütfen.

Adsız dedi ki...

14 mayıs'ı unutamamış olmanız normal, on sene de unutmayı beklemeyin bence…

yalnız, erman sadece fener ile uğraşıyor gibi bir intiba bırakmışsınız yazınızda, o zaman 10 yıldır ali sami yen ve inönü tribünlerinden erman'a edilen küfürleri nasıl açıklıyorsunuz merak ettim doğrusu. sanki erman galatasaray taraftarının sevgilisi, göz bebeği. adam ilgi çekmek için üç büyük takıma da girişiyor, ben bu adamı şansal’dan başka seven görmedim, iyi de kendi üstüne alınmak, sadece bize düşmandı demek niye….

ayrıca "bu seneki derbiden sonra hakemi konuştular, üç maç bilica'ya, iki maç da seyircisiz oynama cezası vs." demişsiniz. siz onlar kadar taraflı değilsiniz(!) ama ben yine de biraz hatırlatayım. arkadaşım tribünden taş atıp hakemin başını yardınız daha ne yapacaksınız? evet bilica da geldi tokadı yapıştırdı, ne bekliyordunuz? madalya mı taksın şansal canlı yayında? sizin çözümünüz nedir? olanları unutalımi fenerbahçe'ni galibiyetini konuşalım, peki. hakkıdır tabi, konuşulacak, övülecek elbette ama kimse bunca kavga dövüşten sonra ceza gelince niye bize ceza verdiler demesin…

siz, gelen adamlar kim olursa olsun beğenmeyeeksiniz. o yüzden bence nihat özdemir ve ali koç sunsun programı da sızlanmayı bırakın. hem aziz yıldırım da canlı yayına bağlanıp bizi o güzel sesinden mahrum bırakmaz. böylece bir sonraki ihaleye fiyatı 1 milyar’a kadar çıkartır artık, biz de tebrik ederiz gıdısından…

hesap kesiliyor demişsiniz ya, evet ondan hiç şüpheniz olmasın, aziz olduğu sürece daha çok hesaplar kesilir türk futbolu’nda. bakalım onun hesabı ne zaman kesilecek…

mozlu dedi ki...

http://sporingen.blogspot.com/2010/01/erman-olur-badem-gozlu-olur.html

Ahmet Ercanlar dedi ki...

adsız keşke isminizle yazsanız da isminizle hitap edebilsem size. Ben taraflı değilim demedim. Bu blogu yaparken tabi ki taraflıyım. Nasıl olur da tarafsız olmamı beklersiniz? Kişisel blog bu. Bu konuya kaçıncı yanıt verişim bilmiyorum. Ben çarpıklıkları yazıyorum. Bu blog medya tarafından sıkı bir şekilde takip ediliyor.


Bu blogun takipçisi olsaydınız, önceki yazılarımı okusaydınız bu eleştirileri yapmazdınız. 3 tane yazı okuyup genelleme yapıyorsunuz. Zamanında Erman'ın Galatasaray'ın da Beşiktaş'ın da canını yaktığını söyledim defalarca. Şu son dönemde hem yayın ihalesi,hem de Aziz Yıldırım ile araları kötü diyeFenerbahçe üzerine oynadılar. Bundan neden siz gocunuyorsunuz? Bırakın şansal Büyüka ve Erman Toroğlu gocunsun. Kaliteli buluyorsanız Toroğlu'nu gittiği yerde takip etmeye devam edebilirsiniz.

Cengiz dedi ki...

Kısa bir sonuç değerlendirmesi yapalım..

Erman denen zervavat satıcısı ve hakem eskisi, Lig Tivi yorumcusu olmasaydı bugün kim biliyordu kendisini...

Rıdvan Dilmen'nin NTV'den yorumcu olarak 700 bin euro aldığını düşürsek, herkesin ulema muamelesi yaptığı Erman sizce 11 yılda Lig Tividen toplam kaç para kazanmıştır...

Sansar'ında oğlunun geçtiğimiz aylarda MİSLİ adlı bahis şirketi kurduğunu varsayarsak, Şansal'ın varın servetini siz hesaplayın..

Bu adamların parasında pulunu hesaplayacak muhasebeci ben değilim.. Şunu belirtmek gerek bu adamlar Türk futboluna çok ciddi zararlar verdiler ama aynı oranda çok ciddi maddi kazanç elde ettiler.. Yani kazanan yine olar...

Musa Serdar dedi ki...

Yillardir bir adim ilerleme gostermeyen Maraton programi ile Sansal ve Erman ikilisinin arkalarina teneke baglamak lazim.

Yillardir futbol yorumu diye futbolcu, hakem, yonetici ve taraftara demediklerini birakmadilar. "Katil, asagilik, emek hirsizi, sahtekar" gibi sifatlari dinledik futbol yorumu diye. Beyin fonksiyonlari apis arasina ipotekli bir klinik vakanin kol boregi tariflerini, basur muayenelerini dinledi bu futbol izleyicisi.

Ulkemizin futbol anlayisina buyuk zararlar vermis bu program hangi kanalda devam edecekse etsin. Ellerinde mac ve mac sonu goruntuleri olmadan otursunlar berber koltuguna saclari ak mi, kara mi hep birlikte gorelim.

Futbol onlar yokken daha guzel olacak.

Rosso Relativo dedi ki...

Yıllarca hakemleri pasifize ettiler, güdümlediler, baktılar yuruyo futbolu yonettiler!!! Yetti bitti... Takkenin altındaki keli goren baskalarıda varmış...