Follow @chemedya

11 Ocak 2010 Pazartesi

Fenerbahçeliler Neden Mutsuz? (2)


Ben bir Fenerbahçe taraftarıyım. Hergün gazeteleri okurum, hergün internetten Fenerbahçe haberlerini takip ederim. Fenerbahçe forumlarına girerim. Hep bir ışık ararım. Fenerbahçe benim kaçış noktamdır. Hayat ile aramda tampondur. Ne kadar sorunum olursa olsun unuturum. Fenerbahçe'nin haberlerini okur ve mutlu olmak isterim. Maçlarını izlerim, kötü oynasa bile bir umut ışığı ararım. Kötü yanları beni hiç mi hiç alakadar etmez. Bir taraftar olarak kötü yanları ile ilgilenmem. Dediğim gibi hayatla aramda tampon gibidir. Kaçış noktamdır.

Oysa bir Fenerbahçe taraftarı olarak takımımla ilgili haberleri almak için gazete okumak içimden gelmiyor artık. Olaylara hep negatif açıdan bakan, Fenerbahçe yönetimiyle husumet yaşadığı için sürekli kontr yayınlar yapan bir medya var karşımda. Bazen düşünüyorum. Hiç mi iyi şeyler olmaz? Hiç mi pozitif olaylar yaşanmaz bu kulüpte?

Futbol takımına bakıyorum. Ligde lider, Avrupa'da lider, kupada lider.
Basketbol takımına bakıyorum zirveye oynuyor.
Voleybolda Avrupa'da efsane adayı bir takıma sahip.
Ekonomik olarak güçlü.
Tesisleşme anlamında lider.

Tabloya bakınca herşey olumlu görünüyor ama medyaya yansıyan kısım hep negatif. Fenerbahçeliler mutlu değil.

Örneğin Galatasaray'ı yendikleri akşam Lig Tv'yi açıyorlar. Galibiyetin keyfini yaşamak istiyorlar ancak Erman Toroğlu-Şansal Büyüka ikilisi futbol adına tek kelime bile konuşmuyor. Varsa yoksa olumsuzluklar. 8'de 8 yapıyor takım sürekli pompalanan kötü oyun edebiyatı.

Hakem hatalarından rahatsız oluyor taraftar. Yönetim konuşsun diye baskı yapıyor. O güne kadar aleyhine yapılan hatalara ses çıkarmamış olan medya Fenerbahçe yönetimi konuşunca birden bire hakemlerin bundan etkilendiğini vurguluyor. Oysa daha önce Haldun Üstünel, Adnan Polat, Riijkard, Yıldırım Demirören defalarca hakemler hakkında konuşmuştu. Bu açıklamalardan sadece Aziz Yıldırım'ın ki etik dışı bulunuyor. Her Fenerbahçe galibiyetinden sonra o açıklamaya göndermeler yapılıyor.

Düşünün dün Galatasaray alt lig takımlarından Orduspor ile oynamış. Rakip 4. dakikada 10 kişi kalmış. Maçta doğal olarak 3-0 Galatasaray üstünlüğü ile bitmiş. Fenerbahçe ise Eskişehirspor'u deplasmanda yenmiş. Galatasaray'ı öve öve bitirememiş medyası. Fenerbahçe ise yerin dibine batırılmış. Burada önemli olan şey Fenerbahçe'nin nasıl oynadığı değil. Medyanın Fenerbahçe'ye bakış açısı. Hep kötüye, olumsuza odaklı bir bakış var. Galatasaray medyası ise 10 kişilik Orduspor'a karşı alınan galibiyete methiyeler dizmiş.

Sorun Fenerbahçe'nin kötü oynaması veya Galatasaray'ın iyi oynaması değil. Sorun bakış açısı. Fenerbahçeliler mutsuz çünkü ne keyifle gazeteleri okuyabiliyorlar ne de tv'de spor programlarını izleyebiliyorlar. Galatasaraylılar ise şaşkın. Madem takımları bu kadar muhteşem, madem takımlarında herşey iyi gidiyor. Peki neden her alanda Fenerbahçe'nin gerisindeler? Bu nedenle bu kadar agresifler. Bu nedenle voleybol maçında dahi kaybedince hazmedemiyorlar, futbol maçında mağlup olunca onlarca mazaret üretiyorlar. Çünkü kendilerine dayatılan Galatasaray gerçeği yine dayatılan Fenerbahçe gerçeğine her alanda fark atması lazım. Ama her alanda Fenerbahçe'nin gerisindeler.

14 yorum:

Onur dedi ki...

tabirimi yanlış anlamayın ama yine uçmuşsunuz.

gs'ye methiyeler düzülüyor demişsiniz. Gs'nin Ordu galibiyetini ""abartan"" bir haber yahut yazı gösterirseniz sevinirim.

gs fb mağlubiyetlerini hazmedemiyormuş, bahaneler arıyormuş. yahu allah aşkına kaybettiği maçtan sonra "merdivenler doluydu" diyen kim ? ya da bir fb'linin gs2ye kaybedilen bir maçı hazmedebildiğini, bahane üretmediğini "yahu adamlar haketti" diyebildiğini gönül rahatlığıyla söyleyebiliyor musunuz? gs'ye kaybettiği 5-1'lik final maçı sonrası 2.'lik madalyalarını almaya bile çıkmayan takım hangisi ? ya da efes'e kaybedilen final maçı sonrası mağlubiyeti hazmedemeyip sahaya dalan, rakibinin kupa kaldırmasını bile müsade etmeyen taraftar hangi camiya gönül veriyor ? yanlış anlaşımlasın fb, ya da fb taraftarı şöyledir demiyorum. benim ve sizin söylediklernizi taraftarlığın doğasında olan şeyler.

futbol hariç hemen her branşta gs'nin en az 2-3 katı bütçeyle mücadele ediyor fb. belli başlı gs forumlarının amatör branşlar bölümlerine biraz göz gezdirirseniz erkek basketbol hariç diğer branşlar için fb'ye karşı olan mağlubiyetlerin ne kadar doğal karşılandğını görürsünüz.

ayrıca içinde "galatasaray" geçmeyen bir yazınızı ne zaman göreceğiz acaba ? sizin haytatın dertlerinden kaçış noktanız fb değil de gs gibi geliyor bana :)

Ahmet Ercanlar dedi ki...

@Onur
İnanın bugün 5 ya da 6 gazete okudum ve edindiğim izlenimi yazdım. İçinde Galatasaray isminin geçmediği bir Fenerbahçe haberi için size Fenerbahçe bloglarına gitmenizi öneririm:) Çünkü burası Fenerbahçe blogu değil. Medya eleştirisi yapıyorum Fenerbahçe ekseninden. Medyanın içindeki yapılanmayı biliyorum ve bu konuda insanları bilgilendirmeye çalışıyorum. Daha doğrusu Fenerbahçelileri ve dolaylı yoldan diğer takım taraftarlarını bilgilendiriyorum. Benim yazılarımda yorumdan çok bilgi ağırlığı vardır. Yukarıdaki yazı ise Ercan Güven'in Fenerbahçeliler neden mutsuz analizine karşlık yazılmış olan 2. yazım. Fenerbahçeliler neden mutsuz derken Galatasaraylılar neden mutluyu da analiz etmeliyiz. Benim bir iletişimci olduğumu ve Fenerbahçeli bir iletişimci olduğumu göz önünde bulundurmanız gerek.

Çok samimi olduğum Galatasaraylı arkadaşlarım var. özellikle geçen sene 4-1 kaybettiğiniz maçtan sonra ortak serzenişleri vardı. "Birileri sanırım bizi kandırıyor" diyorlardı. Gerçekten de doğru analizdi bana göre. Galatasaray 1980'lerdeki Fenerbahçe gibi sürekli pohpohlanıyor. Bu nedenle kendileri de bazı şeyleri anlayamıyorlar. Galatasaray'a bu sene uzay takımı dediler. Yine 3 gol yedi döndü. Sıradan bir Galatasaraylı'nın düştüğü durumu düşünebiliyor musunuz? uzay takımı rezalet Fenerbahçe'den 3 yiyor. Olacak iş mi bu? Doğal olarak bahaneler üretiliyor her sene ve bu sene 10. yılını tamamladı. Bahaneler hiç bitmedi.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Bu arada şunu da ekleyeyim. Voleybol gibi branşlarda Fenerbahçe mağlubiyetleri normal karşılanıyor demişsiniz. Size son 10 Fenerbahçe- Galatasaray voleybol maçını (5 bayan 5 erkek) inceleminizi rica edeceğim. Her birinde Galatasaray yenilgiyi garantilediği anda olaylar başlamış. Eğer bulmakta güçlük çekerseniz ben sizin için bulurum. İstisnasız her maçta göreceksiniz bunu.

mozlu dedi ki...

http://sporingen.blogspot.com/2010/01/mehmet-ciftci-ve-yalan-roportajlar.html

ahmet; internette arastırdım ne yaptığı röportajlar kalmıs bu muhbirin ne de yalan haberleri, şunun bi ipliğini pazar çıkarsan artık..

Borazan dedi ki...

Basında çıkan haberler nedeniyle mutsuz olsaydık zaten direk jilet ve Müslüm gerekirdi doğrusu.

Geçen hafta Carlos sağolsun yerde yere vurdu Fenerbahçe'yi ve gündeme oturdu. Diğer bütün spor haberlerinin üzerine kalınca bir yorgan örtüverdi. Nalga olayı gibi asıl bombalar sadece geçiştiriliverdiler.

Bugün de sırada Edu var. Fenerbahçe'nin ne kadar kötü olduğunu anlatıyor. UEFA şöyle kulağımızı çekecek böyle ceza yağdıracak filan diye.

Bir hafta boyu da bunu yazarlar önümüzdeki hafta(larda) zaten Kazım ve Önder kulvarlarda start almak için hazır bekliyorlar.

Ne diyelim? Geçmiş çabuk unutuluyor. Daha dün en ve öz ve tek süper star Hagi (Alex denklemine göre kaç Alex eder acaba?) ile mahkemelik oldular para yüzünden. Ki öteki GS'li gariban oyunculardan bahsetmeye gerek bile yok.

Zaten hiçbir şey bulunamazsa da Hınçal'maya çalışan zat da varsayımlar üzerine yazı yazıp sonra da kendi yazısına inanıp bir sonraki yazısında bir de yorum getiriyor.

Takım (futbol) her kulvarda lider, şimdi sıkı bir forvet ve biraz daha süratli bir oyun, ehh gönül daha ne ister?

Murat dedi ki...

her şeyi anlarım da her alandaki üstünlük biraz abartı olmuş sanki. avrupada başarı diyince akla ilk gelen takım galatasray.

ayrıca galatasaray gerçekten uzay takımı olduğu yıllarda bile fenerbahçeyi yenemedi ki. ama gitti o sene uefa kupasını aldı.

ayrıca yüzme ile ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama fenerbahçe sadece galatasaray ile mücadele edebilmek için ukrayna'dan yüzücü getirip onları da türk vatandaşı yapıp yüzdürdü.kaldı ki fnerbahçe'nin alttan yetişen çok yetenekli bir nesli vrdı ama onları kullanamadılar.

yani ahmet ercanlar olaylar aslında öyle değil böyle diyerek ters köşe yapmak isterken sadece bir noktadan bakıyorsun.

yine olayı döndürüp dolaştırıp ligdeki derbiye getirmişsin.atılan ilk gol ofsayt değil mi? penaltı gerçekten penaltı mı? bunlar bir mazeret değil 10 senedir zaten bi kere berabere kalmış galatasaray yense büyük olay olur. ama sürekli biz sizi yeniyoruz sizden daha iyiyiz durumu yok.

fenerbahçe'nin eskişehir maçını seyrettin oynana oyundan memnun musun? önemli olan bu. fenerbhçe taraftarı bundan mutsuz. 3 sene şampiyon olunacağı söylenen bir takımın ışık vermemsindne mutsuz. yoksa zaten gazetede okuduklarına ianan taraftarların sayısı bir kaç bindir.

Olympian dedi ki...

bu "butcesi dusuk" bahanesini de anlamiyorum kardesim. neden dusuk? olmasin. boyle bahane mi olur?

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Murat,
Yüzmede bir sene dediğiniz Ukraynalı sporcu hadisesi yaşandı. Ama her nedense hep Fenerbahçe'nin yaptıkları hatırlanıyor. O'nun öncesinde Galatasaray'ın Çinli spotrcular hadisesi var mesela. Yüzme dışında Kürek, yelken, masa tenisi, atletizm gibi sporlarda da şampiyon hep Fenerbahçe oluyor. Ama tör sporuna yıllık yatırımı 30 milyon dolar.

Lafı dönüp dolaştırıp ligdeki derbiye getirmemin nedeni o dönem örnek olacak kadar çok şeyler yaşandı. Attığınız gol ofsayt diyorsun ama ondan bir kaç dakika önce Vederson'un attığı ve daha sonra Fenerbahçe forumlarında gol olduğu ispatlanan Vederson'un golü de verilmedi mesela. verilmemesini boşverelim 1 kez bile konuşulmadı. Çünkü hakem bizi ezdi edebiyatını hep Galatasaray yaptı. Fenerbahçe sessiz kaldı. O maçın ardından 2 maçta seyircisiz oynama cezası, Bilica'ya 3 maç ceza gibi ağır yaptırımlarla karşılaştı Fenerbahçe. Oysa medya medya olsaydı Arda'nın maç öncesi tahrikleri, Hakan Balta'nın attığı golden sonra Nonda ile birlikte Fenerbahçe tribünlerine yaptığı kol haraketleri de konuşulur ve tahrik unsuru ön plana alınırdı. Yani basketbol maçındaki Galatasaray'ın tahrik bahanesi gibi Fenerbahçe'nin de kullanacağı şeyler vardı. Ama onu da kullanmadı. Medya zaten bunları konuşmaya pek niyetli değildi.

PIERREMANU dedi ki...

Fenerbahçe o Ukraynalı yüzücüler tatavasının yapıldığı sene en yakın rakibine o Ukraynalı yüzücülerin topladığı puanlardan daha fazla fark yaparak Türkiye Şampiyonu olmuştur. Ama maksat tantana çıkarmak olduğu için GS'liler bu durumu inatla görmemezlikten gelmektedirler. Ayrıca kulüp sporlarında milli bir mesele yoktur. Her spor dalında olduğu gibi, yüzmede de her kulüp bünyelerine yabancı sporcular katabilirler. Dünyanın hemen hemen her yerinde bu böyledir. İsteyen Ukraynalı getirir, isteyen Sri lankalı, isteyen bilmem nereli. Bu durum sadece kurallar dahilinde sporcu getirenin keyfine bakar. Diğerlerine de söyleyecek laf düşmez. Söyleyecek lafı olanların muhattabı da getiren kulüpler değildir. O düzenlemeleri yapan, kuralları getiren federasyonlar falan filandır.

Warle dedi ki...

"Riijkard hakemler hakkında konuşmuştu"

e yuh artık....
olmayan demeçleri de artık halisünasyon görüyorsun sanırım.

ps: Passatları da yazarsan çok memnun oluruz bi ara spor müdürlerine dağıtılan....

Kaan İsmail dedi ki...

ordu macindan sonra ben ove ove bitiremeyen bir medya gormedim gercekten.Bugun Turkiyede en cok gol pozisyonuna giren ve en goze hos gelen futbolu oynayan takim Galatasaraydir, eger tarafsiz bir gozle bakabilseydiniz siz de bunu kabul ederdiniz.En azindan hucum anlaminda en cok sey ureten, uretmeye calisan takim.Bu bir Galatasarayli olarak benı tatmin etmiyor tabiki de.Fenerbahcelileri de(hani o yillardir kedinin uzanamdıgı ciger misali kucumsediginiz) Turkıye kupasında lider olmak, Galatasaray disinda bir rakibin olmadigi ligde 1.olmak veya Avrupa lıgındekı o grupta lider olmak tatmin edemez.En azindan yapilan bunca yatirima karsilik oynanan bu futbol tatmin edemez.Ozellikle Fenerbahcelileri tatmin etmemesi normal.Cunku Galatasarayla karsilastirdigimiz zaman en fazla 25milyon euro ya kurulan gercekten cok guzel bir kadro var. Fenerbahce icinse bu cok daha yuksek bir rakam.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Galatasaray'ın 25 milyon Euro'ya kurulduğunu söylemek biraz haksızlık olur. Bu sezon için 25 milyon Euro harcadı derseniz transfere belki olabilir. Ama sizin takımda yıllık futbolculara ödenecek miktar bile 40 milyon Euro'lara yakındır. Ayrıca bonservis bedellerini de eklerseniz kurulan takım 100 m euro'ya yakın bir rakama ulaşır. Bende tam medyayı bu kelime oyunları nedeniyle eleştiriyordum ki siz imdadıma yetişip bu örneği verdiniz. Oysa Galatarasaray bonservise 25.750 bin Euro harcamışken bu sene Fenerbahçe 11 m baroni ve santos'a, 9 m Mehmet Topuz'a, 4 m Özer'e harcadı. Gökhan Ünal'ı da eklersek toplam 27.5 m euro oluyor. Arada çok fark yok gibi. Yani Galatasaray da Fenerbahçe kadar transfer ücreti ödemiş.

Deniz Tuna dedi ki...

Net bir şekilde tamamı ile Fenerbahçe çerçevesinden olayları yorumlayarak kendinizce medya eleştrisi yaptığı zannediyorsunuz.
Aşağı yukarı 15 postunuzu inceledim. Ana tema hep bir Fenerbahçe düşmanlığı var, Fenerbahçe`yi çekemiyorlar, Aziz Yıldırım çok büyük başkan.
Bunları tabi ki yazabilirsiniz. Bir Fenerbahçeli olarak bu sizin en doğal hakkınız ama lütfen ara ara yazdığınız ben tarafsız medya eleştrisi yapıyorum ifadelerini bir kenara bırakın çünkü postlarınız ile bu ifadeleriniz fena halde çelişiyor.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Sevgili Deniz Tuna.
Bloguma ilgi gösterdiğiniz için tşk ederim, Acaba nerede tarafsizim demişim öğrenebilir miyim?

Aksine sürekli olarak buranın kişisel bir blog olduğunu ve taraflı olduğumu vurguluyorum. Terefsız olması gereken medya.