Follow @chemedya

15 Şubat 2010 Pazartesi

Peki kaybolan güven?



Türk spor medyasında değişmeyen şeylerin başında kişisel kinler nedeniyle aslında halka ait olan sutunların amaçlara alet edilmesi. Sabah Gazetesi'nde Deniz Derinsu da maalesef bu ikileme düşmüş bir gazeteci. Bugün Sabah Gazetesi'nde yayınlanan Aziz Yıldırım, Manisa Valisi ile tartıştı haberi de aslında spor medyasının durumu hakkında bize fikir veriyor. Haber vali tarafından manidar bir biçimde yalanlandı...Fenerbahçe kulübü de yalanladı...

Aslında üzücü olan şey bu haberin yapılmasından da öte medyanın artık bu tarz şeyleri kanıksaması...Yani artık gerçek dışı haberler gerçekmiş gibi tartışılıyor, gerçekmiş gibi üzerine yorumlar yapılabiliyor...Olay Aziz Yıldırım ya da Fenerbahçe ile ilgili değil...Olay insanların artık gazete okudukları zaman okudukları ile alay edecek duruma gelmesi. Spor medyasının bir sonraki nesile bırakacağı miras maalesef ki güvensizlik olacak.

Bugün Fenerbahçe kulübü ile medya arasındaki ilişki öyle mesafeli bir durumda ki...Medyada okuduğunuz haberlerin büyük kısmı ya eksik ya yalan...Bu konuda Fenerbahçe kulübünü suçlayabiliriz...Ancak bir suçlu daha varsa o da spor medyasıdır...Fenerbahçe kulübünü yönetenler artık paranoyaklaşmış durumdalar medyaya karşı...Bazı şeyler düzelmeli artık...Bazı adamlar değişmeli, artık güven yeniden sağlanmalı...

5 yorum:

todor dedi ki...

deniz derinsu, feridun niğdelioğlu,mehmet çiftçi
bunlar zaten inandırıcılıklarını çoktan yitirmiş muhabirler. her üçününde kişisel kin ve kişisel çıkarlarını haberlerine nasıl yansıttığını biliyoruz.
benim açımdan türk medyasına spor veya siyaset anlamında kaybolmuş bir güven söz konusu değil zira hiçbir zaman bir güven duymadım ki kaybedeyim...

atocho dedi ki...

iyice kendilerini kaybettiler. ne yapmaya çalıştıkları belli değil. geçen haftalarda antalyaspor lu futbolcu yalçın için jo nun ayağını bilerek kırdığını iddia ediyorlardı hatta sözde konuşmalarını bile verdiler. ihtimal vermiyorum ama oldu ya hadi olay doğru, bunun peşini niye bıraktılar? olay doğru değilse o haberi nasıl temizleyecekler, bir insana çamur atmak bu kadar mı kolay? milliyet sabah aziz yıldırım a yapılan sataşmayı yazıyordu, gece oldu kulübün yalanlamasını yazıyor. ciddiye alıp okumuyorum bile artık. başka bir gazeteyi veya intenet sitesini kaynak gösterince kendilerini temize mi çıkarmış oluyorlar?

enis dedi ki...

deniz derinsu dayısına (t.k) sormadan çişe gidemez..icazet alıp yapar haberlerini..bi maşadan farksız omurgasız bir insan benim gözümde..neresine güveneyim..zavallı spor basını, görevini düzgün yapan en fazla 10 kişi ya vardır ya yoktur..yazık yazık..

Cengiz dedi ki...

Beni düşündüren bir konu da, Bitirim Feridun, Deniz Derinsu gibi adamların yaptıkları 3 haberden 2 si bariz şekilde yalan haber.. Ama nasıl oluyoda bu adamlar hala o gazetelerede çalışmaya devam edebiliyorlar..

Düşünün muhasebecisiniz, patronunuza hergün mali veriler ile iligili yalan söylüyorsunuz..

Ahmet Ercanlar alınmasın ama Türkiye'de en kolay mesleklerden biri spor gazetecisi olmak sanırım.. Herhgani bir şey yapmanıza gerek yok, başka bir gazetenin yaptığı haberin tam tersini yapın veya hergün masa başında yalan haber yapın.. Kimse sizden hesap sormuyor nasılsa..

todor dedi ki...

@cengiz
kesinlikle katılıyorum.
kendi adıma söyliyeyim ben bir projeyi yanlış yapsam canıms okurlar. bu adamların her 2 haberinden biri yanlış değil yalan. nasıl tutarlar, ne tür ilişkiler vardır, insanın midesi almıyor...