Follow @chemedya

14 Ekim 2009 Çarşamba

Fatih Terim'in Dramı!


Bir adam düşünün ne yaparsa yapsın alkışlanmış,
ne yaparsa yapsın eleştirilmemiş,
köşeleri dönerken birileri önündeki çakılları greyderlerle temizlemiş,
Ankaragücü ve Göztepe'de başarısız olmuş ödül olarak Milli Takım'a yardımcı antrenör olmuş,
şampiyonluk fotoğraflarına siyasetçileri, derin medyayı almış,
şampiyonlar liginde grupta sonuncu olarak elenecekken son dakikada kazandıkları tartışmalı bir penaltıyla UEFA kupasına katılmış ve orada garip maçlar oynayarak şampiyon olmuş,
Avrupa'ya gitmiş çalıştırdığı ilk takımda yarı yılda ikinci takımda da tarihin en kötü Milan'ını bırakarak kovulmuş,buna rağmen kendi ülkesinde yine alkışlanmış, haksızlığa uğruyor diye teselli edilmiş,
yeniden döndüğü eski takımında hiç başarılı olamamış ve ezeli rakibine tarihinin en farklı skoruyla yenilmiş (6-0),
derin devlete yakın dostlarından dönüşünde destek görememiş,
buna rağmen medya tarafından kutsanmaya devam etmiş, ne yapsa alkışlanmış,
sonra alavere dalavereyle Milli Takım'ın başına getirilmiş, Türk futbol tarihinin en utanç verici maçında Play-Off'ta elenmiş, takımda bir çok oyuncu ceza almış,
buna rağmen kutsanmaya ve alkışlanmaya devam edilmiş,
takımı grup ikincisi yaparak Avrupa Şampiyonasına götürmüş, orada mucizevi maçlarla gruptan çıkmış ve yarı finale çıkmış,
sonra dönmüş yine kutsanmış medya tarafından,
saçma sapan oyuncu tercihleri, oyuncu kayırmaları, iyi olanı değil kendine yakın olanları Milli Takım'a aldığı için Dünya Kupası elemelerinde başarısız olmuş ki...

Bir de ne görsün. O'nu bugünlere getiren medya O'na sırtını dönmüş. Son maçını göz yaşları içinde tamamlamış. Ama ben imparatordum, neden eleştiriliyorum ki demiş. Bir kişi de çıkmış kral çıplak diyememiş.

Dönemi biten İmparator'a(!) ilk sırtını dönen O'nu oraya getirenler olmuş. 1997 yılında başlayan peri masalı arkasından teneke bağlanarak 2009'da sona ermiş.

Peki bu bir dram değildir de nedir?

4 yorum:

Gökhan dedi ki...

"son dakikada kazandıkları tartışmalı bir penaltıyla UEFA kupasına katılmış ve orada garip maçlar oynayarak şampiyon olmuş"

Bir beşiktaşlı olsam da bu laflarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Tipik fenerbahçe taraftarı hazımsızlığını göstermişsiniz.Koskoca gazetelerde yazar olmuşsunuz yorumcu olmuşsunuz ama bu eziklik ilelebet içinizde olucak.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Sevgili Gökhan,
Ezik bir insan değilim. Bir Fenerbahçeli olarak yazıyorum bu yazıları. Ancak Fenerbahçelilerin hazımsız olduğuna inanmıyorum. Sadece o dönem Mehmet Ağar'ın Galatasaray posterinde ne aradığını sorsam size herhalde bu konuda bütüne ulaşmamıza yardımcı olur bu.

Gökhan dedi ki...

Orada garip maçlar oynayarak şampiyon olmuş galatasarayla Mehmet Ağar' ın ne alakası olabilir. Uefa maçlarında torpil mi yaptırıcak acaba?
Fatih Terim' in hataları yok mu. 2. galatasaray döneminde, 2008 Avrupa Şampiyonasından sonraki dönemde tabiki var. Olduğu için de zaten gereken yapıldı.
Önemli olan yazınızdaki fanatik tavırdır.
Sizin 2 yıl önceki şampiyonlar ligi maçlarınız nasıl tesadüf ve garip maçlar değilse bu maçlarda öyle değildir. Mehmet Ağar' ın Fatih Terim' in yakın arkadaşı aile dostu olduğunu herkes biliyor. Bunların UEFA kupasıyla bağlantısını gerçekten fenerbahçeliliği özümsemiş sizin gibi hazımsız bir taraftar ortaya çıkartabilirdi, aydınlattığınız için teşekkürler.

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Sevgili Gökhan,
Beni hazımsız olarak görebilirsiniz.
O zaman sizin çalınan 2-3 şampiyonluğunuzdan sonra sizi de hazımsız olarak görenler haklı olmalı. 8-0'ları unutmayın lütfen. Bir gün emin olun birileri gladio'yu yazacak. Ama siz benim ne demek istediğimi anlamak istiyorsanız Panathinaikos'un Avrupa Şampiyonlar liginde finale yükselme hikayesini okuyun en iyisi. Sizden ricam biraz araştırıp o hikayeyi bir öğrenin. Sonra tartışmaya devam edelim. Eğer dediğiniz gibi hazımsız olsam bu yorumunuzu yayınlamam size de yanıt vermezdim.